Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

Vali Arslantaş basın mensuplarını ağırladı

Manşet 10.01.2023 - 17:36, Güncelleme: 10.01.2023 - 17:36 588 kez okundu.
 

Vali Arslantaş basın mensuplarını ağırladı

Vali Ali Arslantaş, “Meslek etiğinin bir gerekliliği olarak basın emekçilerimizin yalnız doğru haber yapmanın ötesinde dezenformasyonu en aza indirme yükümlülüğünün bulunduğunu da söylemek gerekiyor” dedi. Vali Ali Arslantaş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü münasebetiyle Serenler Tepesi Restoranında kent genelinde görev yapan basın mensupları ile öğle yemeğinde bir araya geldi. Programa, Vali Ali Arslantaş, Daire Müdürleri, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ve Yönetim Kurulu üyeleri ile il genelinde görev yapan basın mensupları katıldı. Programda ilk olarak kentin en genç basın mensubu Muhammet Fatih Başçı ve en kıdemli basın mensubu Mustafa Arslan günün anlam ve önemini belirten konuşmaları gerçekleştirdi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününün sahada çalışan basın mensuplarının sorunlarını dile getirdiği, hakkını aradıkları anlamlı gün olduğunu ifade eden Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel, Vali Ali Arslantaş’a davetlerinden dolayı teşekkürlerini sundu. Basın mensuplarının doğru habercilik yapmalarının yanında dezenformasyonu da engelleyen bir sorumluluk taşıdıklarını ifade eden Vali Ali Arslantaş, “Çağların ruhu vardır. Kendi halkına karşı savaşmayı reddettikten sonra askeri unvanı elinden alınan Trakyalı Spartacus, eşiyle birlikte saklandığı mağarada bir Roma birliği tarafından ele geçirilip Capua kentindeki Ludus Batiatus  gladyatör okuluna satıldıktan sonra, okuldaki 78 gladyatörle birlikte kaçarak üçüncü köle savaşının fitilini ateşlemiştir. Spartacus’un isyanı kanlı şekilde bastırılmasına rağmen, insan onurunun, özgürlük mücadelesinin ve insanların kendi kaderi üzerinde söz sahibi olma iradesinin timsali olarak iki bin yılı aşkın süredir canlılığını hiç kaybetmemiş epik bir destan olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Spartacus’ten on sekiz asır sonra Edmund Burke basın yayın organları için dördüncü güç kavramını ilk kez kullanmıştır. Dördüncü güç, devrin yönetici, ruhban ve soylu sınıfından olmayıp kendi kaderleri üzerinde söz söyleme serbestisi verilmeyen kitlelerin demokratik hak arayışını ifade etmekte, Spartacus’un kılıç zoruyla elde ettiği kazanımların, egemen hegemonya üzerinde kurulacak sivil baskıyla kazanılabileceği düşüncesini içermektedir. Oksimoron bir benzetmeyle meseleyi betimlemek gerekirse Hanzala cılız Spartacus, Spartacus kaslı Hanzaladır. Ece Ayhan “Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler” der. Basının temel işlevi örgütlenmeyi aşk için değil halk için gerçekleştirmektir. Kurtuluş savaşında kurulan Anadolu Ajansının İstiklal Harbindeki etkinliğinden, günümüzde cürüm işleyenlerin ulusal basında nam salmış programlar sayesinde tutuklanmasına hatta ahlaka mugayir hareketlerde bulunanların akıllı telefonlar marifetiyle afişe edilerek mücrimlerin cezasız kalmamasına kadar pek çok örnek bu örgütlenmeye misal verilebilir.  Toplum normlarını bozan ayrık otlarını temizleyip kamu vicdanını rahatlatmakta, sosyal adaletin tesisi için kitlelerin sesini ilgililere duyurmakta dördüncü kol mefhumunun sorumluluk alanı içerisindedir. Bilgi çağında yaşamanın en tehlikeli yanı doğru bilgiler kadar asılsız enformasyonun da dolaşıma sokulabilmesidir. Medyayı iş edinen profesyonellerin yanında gelişmiş teknoloji sayesinde toplumun tüm unsurlarının haber değeri yahut kisvesi taşıyan içerik üretebilmesi, tabiri caizse medyanın hibrit bir nitelik kazanması, doğrunun yanında yer alma sorumluluğunu üst seviyeye çıkarmıştır.  Bilmem hatırlar mısınız haber kanalının birinin tarafsızlığını vurgulamak için servis ettiği bir karikatür vardı. Karikatürde tam teçhizatlı bir askerin kendisine doğrulttuğu silahtan kaçan bir sivil ile yere düşmüş bir çocuk görünüyordu.  Hadisedeki incelik, üzerinde üç farklı kanal logosu bulunan üç kameranın, çekim açısını kullanarak, olayı birbirinden çok farklı şekilde izleyicilerine aktarmasındaydı. İlk kameranın kadrajında sivilin tabana kuvvet kaçarken kaldırdığı ayağı, kendisine silah doğrultan askerin bağrına saplanmaya çalışan bir hançer gibi görünüyor, dolayısıyla askerin nefsi müdafaa için silah kullanacağı sonucuna ulaşılıyordu. İkinci kadrajda kaçan sivile hiç yer verilmeyerek askerin yerde yatan çocuğu öldürdüğü illüzyonu yaratılıyordu. Üçüncü ve son olarak tarafsız gazetecilik yaptığını iddia eden kanalın kamera kadrajında tüm sahne bir arada verilerek doğru habercilik yaptıkları teması işleniyordu. Bu noktada meslek etiğinin bir gerekliliği olarak basın emekçilerimizin yalnız doğru haber yapmanın ötesinde dezenformasyonu en aza indirme yükümlülüğünün bulunduğunu da söylemek gerekiyor. Gerçekte olanlarla sanal gerçeklik evreninde yaratılanlardan hangisinin geniş halk kitlelerine ulaştırılacağının tercihi basın mensuplarımızın uhdesinde bulunuyor ki basın emekçilerimizin beyaz şapkalı olmayı seçeceği muhakkaktır. Basın mensubu olma nosyonu başta ifade ettiği gibi Spartacus ruhunu asırlar sonra yaşamayı gerektirir. 4 Ocak 1961'de Resmî Gazete ’de yayınlanan 212 sayılı kanuna ve 195 sayılı yasaya karşı çıkan dokuz gazete patronunun ortak bildirisiyle ulusal çapta dokuz gazete üç gün süreyle kapatılmıştır. İstanbul Gazeteciler Sendikası üyesi gazeteciler, üç günlük boykot süresince “Basın” adlı bir gazete çıkarmışlar bu olaya atıfla 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. Askeri müdahaleden sonra ağır baskılar nedeniyle günün adı “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değiştirilmiştir.  Günümüzün basın mensuplarının nüvelerinde de haksızlığa tahammülsüzlük ruhu taşıdıkları muhakkaktır. Bu itibarla basın emekçilerimize toplum adına medyunu şükran olduğumuzu ifade ediyor ve günlerini tüm içtenliğimle kutluyorum. Selvet ve esenlikle kalın” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından öğle yemeğine geçildi. Öğle yemeğinin ardından ise Vali Ali Arslantaş, basın mensupları ile değerlendirmelerde bulundu. Keyifli geçen program,  basın mensuplarının kentle ilgili değerlendirmelerinin alınması ile sona erdi. Hayal Girişim
Vali Ali Arslantaş, “Meslek etiğinin bir gerekliliği olarak basın emekçilerimizin yalnız doğru haber yapmanın ötesinde dezenformasyonu en aza indirme yükümlülüğünün bulunduğunu da söylemek gerekiyor” dedi. Vali Ali Arslantaş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü münasebetiyle Serenler Tepesi Restoranında kent genelinde görev yapan basın mensupları ile öğle yemeğinde bir araya geldi. Programa, Vali Ali Arslantaş, Daire Müdürleri, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ve Yönetim Kurulu üyeleri ile il genelinde görev yapan basın mensupları katıldı. Programda ilk olarak kentin en genç basın mensubu Muhammet Fatih Başçı ve en kıdemli basın mensubu Mustafa Arslan günün anlam ve önemini belirten konuşmaları gerçekleştirdi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününün sahada çalışan basın mensuplarının sorunlarını dile getirdiği, hakkını aradıkları anlamlı gün olduğunu ifade eden Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel, Vali Ali Arslantaş’a davetlerinden dolayı teşekkürlerini sundu.

Basın mensuplarının doğru habercilik yapmalarının yanında dezenformasyonu da engelleyen bir sorumluluk taşıdıklarını ifade eden Vali Ali Arslantaş, “Çağların ruhu vardır. Kendi halkına karşı savaşmayı reddettikten sonra askeri unvanı elinden alınan Trakyalı Spartacus, eşiyle birlikte saklandığı mağarada bir Roma birliği tarafından ele geçirilip Capua kentindeki Ludus Batiatus  gladyatör okuluna satıldıktan sonra, okuldaki 78 gladyatörle birlikte kaçarak üçüncü köle savaşının fitilini ateşlemiştir. Spartacus’un isyanı kanlı şekilde bastırılmasına rağmen, insan onurunun, özgürlük mücadelesinin ve insanların kendi kaderi üzerinde söz sahibi olma iradesinin timsali olarak iki bin yılı aşkın süredir canlılığını hiç kaybetmemiş epik bir destan olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Spartacus’ten on sekiz asır sonra Edmund Burke basın yayın organları için dördüncü güç kavramını ilk kez kullanmıştır. Dördüncü güç, devrin yönetici, ruhban ve soylu sınıfından olmayıp kendi kaderleri üzerinde söz söyleme serbestisi verilmeyen kitlelerin demokratik hak arayışını ifade etmekte, Spartacus’un kılıç zoruyla elde ettiği kazanımların, egemen hegemonya üzerinde kurulacak sivil baskıyla kazanılabileceği düşüncesini içermektedir. Oksimoron bir benzetmeyle meseleyi betimlemek gerekirse Hanzala cılız Spartacus, Spartacus kaslı Hanzaladır. Ece Ayhan “Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler” der. Basının temel işlevi örgütlenmeyi aşk için değil halk için gerçekleştirmektir. Kurtuluş savaşında kurulan Anadolu Ajansının İstiklal Harbindeki etkinliğinden, günümüzde cürüm işleyenlerin ulusal basında nam salmış programlar sayesinde tutuklanmasına hatta ahlaka mugayir hareketlerde bulunanların akıllı telefonlar marifetiyle afişe edilerek mücrimlerin cezasız kalmamasına kadar pek çok örnek bu örgütlenmeye misal verilebilir.  Toplum normlarını bozan ayrık otlarını temizleyip kamu vicdanını rahatlatmakta, sosyal adaletin tesisi için kitlelerin sesini ilgililere duyurmakta dördüncü kol mefhumunun sorumluluk alanı içerisindedir. Bilgi çağında yaşamanın en tehlikeli yanı doğru bilgiler kadar asılsız enformasyonun da dolaşıma sokulabilmesidir. Medyayı iş edinen profesyonellerin yanında gelişmiş teknoloji sayesinde toplumun tüm unsurlarının haber değeri yahut kisvesi taşıyan içerik üretebilmesi, tabiri caizse medyanın hibrit bir nitelik kazanması, doğrunun yanında yer alma sorumluluğunu üst seviyeye çıkarmıştır.  Bilmem hatırlar mısınız haber kanalının birinin tarafsızlığını vurgulamak için servis ettiği bir karikatür vardı. Karikatürde tam teçhizatlı bir askerin kendisine doğrulttuğu silahtan kaçan bir sivil ile yere düşmüş bir çocuk görünüyordu.  Hadisedeki incelik, üzerinde üç farklı kanal logosu bulunan üç kameranın, çekim açısını kullanarak, olayı birbirinden çok farklı şekilde izleyicilerine aktarmasındaydı. İlk kameranın kadrajında sivilin tabana kuvvet kaçarken kaldırdığı ayağı, kendisine silah doğrultan askerin bağrına saplanmaya çalışan bir hançer gibi görünüyor, dolayısıyla askerin nefsi müdafaa için silah kullanacağı sonucuna ulaşılıyordu. İkinci kadrajda kaçan sivile hiç yer verilmeyerek askerin yerde yatan çocuğu öldürdüğü illüzyonu yaratılıyordu. Üçüncü ve son olarak tarafsız gazetecilik yaptığını iddia eden kanalın kamera kadrajında tüm sahne bir arada verilerek doğru habercilik yaptıkları teması işleniyordu. Bu noktada meslek etiğinin bir gerekliliği olarak basın emekçilerimizin yalnız doğru haber yapmanın ötesinde dezenformasyonu en aza indirme yükümlülüğünün bulunduğunu da söylemek gerekiyor. Gerçekte olanlarla sanal gerçeklik evreninde yaratılanlardan hangisinin geniş halk kitlelerine ulaştırılacağının tercihi basın mensuplarımızın uhdesinde bulunuyor ki basın emekçilerimizin beyaz şapkalı olmayı seçeceği muhakkaktır. Basın mensubu olma nosyonu başta ifade ettiği gibi Spartacus ruhunu asırlar sonra yaşamayı gerektirir. 4 Ocak 1961'de Resmî Gazete ’de yayınlanan 212 sayılı kanuna ve 195 sayılı yasaya karşı çıkan dokuz gazete patronunun ortak bildirisiyle ulusal çapta dokuz gazete üç gün süreyle kapatılmıştır. İstanbul Gazeteciler Sendikası üyesi gazeteciler, üç günlük boykot süresince “Basın” adlı bir gazete çıkarmışlar bu olaya atıfla 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. Askeri müdahaleden sonra ağır baskılar nedeniyle günün adı “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değiştirilmiştir.  Günümüzün basın mensuplarının nüvelerinde de haksızlığa tahammülsüzlük ruhu taşıdıkları muhakkaktır. Bu itibarla basın emekçilerimize toplum adına medyunu şükran olduğumuzu ifade ediyor ve günlerini tüm içtenliğimle kutluyorum. Selvet ve esenlikle kalın” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından öğle yemeğine geçildi. Öğle yemeğinin ardından ise Vali Ali Arslantaş, basın mensupları ile değerlendirmelerde bulundu. Keyifli geçen program,  basın mensuplarının kentle ilgili değerlendirmelerinin alınması ile sona erdi.

Hayal Girişim

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.