Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

MAKÜ'de Keçi Tulum Peyniri Lansmanı

Manşet 05.01.2023 - 17:21, Güncelleme: 05.01.2023 - 17:21 1692 kez okundu.
 

MAKÜ'de Keçi Tulum Peyniri Lansmanı

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) desteği ile yapılan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) “Burdur Küçükbaş Süt Toplama Ağı SOGEP Projesi” kapsamında üretilen “Burdur Keçi Tulum Peyniri Lansman Toplantısı” düzenlendi.

Lansman toplantısına Burdur Valisi Ali Arslantaş, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, Baro Başkanı Ramazan Gedik, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Asım Ertilav, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Volkan Güler, Burdur Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Tuğrul, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Durmuş Acar, Prof. Dr. Mehmet Karaca, Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Protokol Üyeleri, Siyasi Parti Temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşları, akademisyenler, süt ve süt ürünlerinde uzman kişiler ile basın mensupları katıldı. Burdur Keçi Tulum Peyniri Tanıtım Filminin de izlendiği lansman toplantısında Burdur Keçi Tulum Peynirinin özellikleri ve yapım aşamasını Süt ve Ürünleri Teknolojileri Uygulama Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İlhan Gün ve Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Aslı Albayrak Karaoğlu sunumlarını gerçekleştirdiler.  Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz toplantıda yaptığı konuşmada, “Gelişme dediğimiz şey, çok karmaşık, çok dinamik ve çok boyutlu bir süreç. Ancak çok önemli unsurlarından bir tanesi bütün dünyada gelişme sergileyen ülkeler ve şehirlerin özellikle en büyük hikayesi kendi içsel potansiyellerini harekete geçirmek. Eğer biz Burdur olarak bir gelişim dinamiğini ortaya koyacak isek, sahip olduğumuz kültürle bezenmiş, kendi kültürümüzden aldığımız, kendi tarihimizden kendi ekonomik potansiyelimizden, doğamızdan, ekonomik yapımızdan aldığımız gelişme ve dinamiklerinin çok daha başarılı olacağının onlarca örneği var. İşte bugün bir Denizli’nin tekstil hikayesinden bahsettiğimiz zaman yine benzer ülkelerde yüzlerce hatta binlerce yıllık geçmiş antik döneme kadar uzanan bir üretim zincirinin varlığını görebiliyoruz. Bir şehrin aklını bugün burada görebiliyoruz. Bizlere düşen bu potansiyeller üzerinde nitelikli odaklanmaları yaparak hareket etmek. Bu sorumluluk bizim. Yani bu sorumluluğu bizim yerine getirmemiz gerekiyor. Bu proje özünde bunu çok net bir şekilde söyleyebiliriz ve burada bir hikaye ortaya konuluyor. Evet bir hikaye, Burdur tulum peyniri bir hikayedir. Ama bu hikayelerden onlarcasına, yüzlercesine ihtiyacımızın olduğunu ifade etmek istiyorum ve bu işin formülü de ortak akıl üretmek. Devletin kurumları, sivil toplum örgütleri, üretici birlikleri ve üreticilere kadar gelen sektör temsilcileriyle bir araya gelmiş bir aklı ürettiğimiz zaman tarım hayvancılık ve diğer sektörel potansiyelleri de bir gelişme dinamiğini, sosyal gelişmeyi, ekonomik gelişmeyi, katma değeri, göçün azaldığını, üretimin arttığını, nüfus hareketliliğinin, refahının arttığını ve nüfus hareketliliğini sosyal nedenlerle azaldığını çok net bir şekilde gözlemleyebiliriz. Devletin desteklerini de stratejik olarak şekillendirecek ortak akılları biz kendi bölgemizde, kendi coğrafyamızda, sanayimizde, hizmetler sektörümüzde üretirsek o zaman diğer ekonomik gelişme süreçlerinden ayrışarak, diğer bölgelerden ayrışarak gelişme sürecini hızlandırabilirsiniz. Onun için bu projenin böyle sembolik bir anlamı var. Süt ürünlerinde de süt ürünlerinin pazarına da bir giriş yapmanız gerekiyor. Bu konuda yine bir ortak akıl çalıştayı yaptık. Hep beraber burada yine değerli temsilcilerimiz bu çalıştayda fikirlerini ortaya koydular. O gün Burdur için bu anlamda keçi, Burdur’un süt ürünleri bakımından ne olabilir? sorusunu da konsensüs olarak o çalıştayın temel rapor sonuçlarında ortaya koyduğumuz çerçevede keçi tulum peyniri vardı. Sürecin her aşamasında ortak akıllar üretme noktasında da biz üniversite olarak kendimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz. Süt Teknolojileri Araştırma Merkezini kurduk ve Burdur’un süt ürünleri hayvancılık ürünlerinin katma değerli hale gelmesi konusunda ciddi bir altyapı oluşturduk. Sürdürülebilirlik kavramını hep sıkça bahsediyoruz. Bu gerçekten çok önemli bir kavram. Bugünkü keçi tulum peyniri hikayesinin de sürdürülebilirliği meselesinin esas kritik zamanı yeni başlıyor. Çok değerli görüşmelerinizin de burada bize yön vereceği bir çerçeve olacaktır. Burada Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin MAKÜ Çiftliği olarak biz bu ürünü pazara sunuyoruz. Türkiye'ye benim bildiğim güçlü bir marka olarak sunulmuş keçi tulum peyniri yok. Yani keçi-koyun ya da keçi-inek gibi karışım halindeki ürünler var. Ama sadece keçi tulum dediğimiz işte biz buna çalışıyoruz. Yereldeki partnerlerimize, emeği geçenlere, hepsine de teşekkür ediyorum.” dedi. Belediye başkanı Ali Orkun Ercengiz de “Bugün çok önemli bir projeye imza atmanın haklı gururu yaşıyoruz. Doğayla inatlaşmadıkça doğanın bize sağalacağı bize verimliliği ve yaşam şartlarını geliştirebileceğimizi bir anlayışın bu projelerden geçtiğine inanıyorum. Büyük ve küçük baş dengesini kurmalıyız. Yörük kültürünün bir ürünü olan küçük başı geliştirmeliyiz. Peynir pazarında daha da iyi yere gelebiliriz. Dünya piyasasında söz sahibi olabildiğimiz kalemlere bakmalıyız. Ürünlerin belli bir standardını yakalayarak ve bunu sürdürerek varlığımızı sürdürebiliriz. Biz de bugün lansman toplantısını yaptığımız Burdur keçi peynirinin adlandırılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bu peynirin daha çok insana ulaştırmanın yolunu bulmalıyız. Coğrafi işaretlerde başlatmamız gereken bir macera var. Burdur kabak helvasını bir coğrafi işarete dönüştürdük. Burada gurmelerimiz bulunuyor. Bugün buradaki lansman koyun, keçi ve onların ürünlerine değer verilmesi ve bir marka kazandırılması için önemli buluyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. Vali Arslantaş konuşmasında; “Az önce Burdur keçi tulum peynirinin üretimine dair videoyu izlerken ve kıymetli akademisyenlerimiz popüler söylemiyle peynir üretimine dair Know-How bilgisi verirlerken aklımdaki listeyi yokladım ve listenin ilk basamaklarının kusursuz tamamlandığı noktasında mutmain oldum. 2021 yılında gerçekleştirilen çalıştayda alınan kararlarda sebat edilerek hedef kazanımların inanmışlık ve azimle hayata geçirilmesi, üreticinin bilgilendirilmesi, gerekli hibe desteğinin sağlanması, meşakkatli bir üretim sürecinin neticesinde kendine has tadıyla muadillerinden ayrılan bir ürün elde edilerek lezzet standardının yakalanması azımsanacak başarılar değildir ve bu muvaffakiyetteki paye projede yer alan tüm paydaşlarımıza aittir. Bu ürünün reklamı Burdur alacasıyla paketlenmiş tulum peynirimizi sofralarımıza dahil etmekle başlıyor. Komşumuzu çağırdığımız bir kahvaltı sofrasında, bir parça kızartılmış yufkanın içine, tereyağı ve tulum peynirimizi koyup üzerine bir parça dağ kekiği serpiştirip bir bardak tavşan kanı çayla komşumuza ikram etmekle nihayete eriyor. İnanıyorum ki ürünün lezzeti kendi reklamını kendi yapacak ve kısa zaman içerisinde bu nefaset tat şehrimize ait bir değer vasfı kazanacaktır.” dedi.  
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) desteği ile yapılan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) “Burdur Küçükbaş Süt Toplama Ağı SOGEP Projesi” kapsamında üretilen “Burdur Keçi Tulum Peyniri Lansman Toplantısı” düzenlendi.

Lansman toplantısına Burdur Valisi Ali Arslantaş, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, Baro Başkanı Ramazan Gedik, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Asım Ertilav, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Volkan Güler, Burdur Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Tuğrul, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Durmuş Acar, Prof. Dr. Mehmet Karaca, Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Protokol Üyeleri, Siyasi Parti Temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşları, akademisyenler, süt ve süt ürünlerinde uzman kişiler ile basın mensupları katıldı.

Burdur Keçi Tulum Peyniri Tanıtım Filminin de izlendiği lansman toplantısında Burdur Keçi Tulum Peynirinin özellikleri ve yapım aşamasını Süt ve Ürünleri Teknolojileri Uygulama Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İlhan Gün ve Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Aslı Albayrak Karaoğlu sunumlarını gerçekleştirdiler.

 Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz toplantıda yaptığı konuşmada, “Gelişme dediğimiz şey, çok karmaşık, çok dinamik ve çok boyutlu bir süreç. Ancak çok önemli unsurlarından bir tanesi bütün dünyada gelişme sergileyen ülkeler ve şehirlerin özellikle en büyük hikayesi kendi içsel potansiyellerini harekete geçirmek. Eğer biz Burdur olarak bir gelişim dinamiğini ortaya koyacak isek, sahip olduğumuz kültürle bezenmiş, kendi kültürümüzden aldığımız, kendi tarihimizden kendi ekonomik potansiyelimizden, doğamızdan, ekonomik yapımızdan aldığımız gelişme ve dinamiklerinin çok daha başarılı olacağının onlarca örneği var. İşte bugün bir Denizli’nin tekstil hikayesinden bahsettiğimiz zaman yine benzer ülkelerde yüzlerce hatta binlerce yıllık geçmiş antik döneme kadar uzanan bir üretim zincirinin varlığını görebiliyoruz. Bir şehrin aklını bugün burada görebiliyoruz. Bizlere düşen bu potansiyeller üzerinde nitelikli odaklanmaları yaparak hareket etmek. Bu sorumluluk bizim. Yani bu sorumluluğu bizim yerine getirmemiz gerekiyor. Bu proje özünde bunu çok net bir şekilde söyleyebiliriz ve burada bir hikaye ortaya konuluyor. Evet bir hikaye, Burdur tulum peyniri bir hikayedir. Ama bu hikayelerden onlarcasına, yüzlercesine ihtiyacımızın olduğunu ifade etmek istiyorum ve bu işin formülü de ortak akıl üretmek. Devletin kurumları, sivil toplum örgütleri, üretici birlikleri ve üreticilere kadar gelen sektör temsilcileriyle bir araya gelmiş bir aklı ürettiğimiz zaman tarım hayvancılık ve diğer sektörel potansiyelleri de bir gelişme dinamiğini, sosyal gelişmeyi, ekonomik gelişmeyi, katma değeri, göçün azaldığını, üretimin arttığını, nüfus hareketliliğinin, refahının arttığını ve nüfus hareketliliğini sosyal nedenlerle azaldığını çok net bir şekilde gözlemleyebiliriz. Devletin desteklerini de stratejik olarak şekillendirecek ortak akılları biz kendi bölgemizde, kendi coğrafyamızda, sanayimizde, hizmetler sektörümüzde üretirsek o zaman diğer ekonomik gelişme süreçlerinden ayrışarak, diğer bölgelerden ayrışarak gelişme sürecini hızlandırabilirsiniz. Onun için bu projenin böyle sembolik bir anlamı var. Süt ürünlerinde de süt ürünlerinin pazarına da bir giriş yapmanız gerekiyor. Bu konuda yine bir ortak akıl çalıştayı yaptık. Hep beraber burada yine değerli temsilcilerimiz bu çalıştayda fikirlerini ortaya koydular. O gün Burdur için bu anlamda keçi, Burdur’un süt ürünleri bakımından ne olabilir? sorusunu da konsensüs olarak o çalıştayın temel rapor sonuçlarında ortaya koyduğumuz çerçevede keçi tulum peyniri vardı. Sürecin her aşamasında ortak akıllar üretme noktasında da biz üniversite olarak kendimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz. Süt Teknolojileri Araştırma Merkezini kurduk ve Burdur’un süt ürünleri hayvancılık ürünlerinin katma değerli hale gelmesi konusunda ciddi bir altyapı oluşturduk. Sürdürülebilirlik kavramını hep sıkça bahsediyoruz. Bu gerçekten çok önemli bir kavram. Bugünkü keçi tulum peyniri hikayesinin de sürdürülebilirliği meselesinin esas kritik zamanı yeni başlıyor. Çok değerli görüşmelerinizin de burada bize yön vereceği bir çerçeve olacaktır. Burada Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin MAKÜ Çiftliği olarak biz bu ürünü pazara sunuyoruz. Türkiye'ye benim bildiğim güçlü bir marka olarak sunulmuş keçi tulum peyniri yok. Yani keçi-koyun ya da keçi-inek gibi karışım halindeki ürünler var. Ama sadece keçi tulum dediğimiz işte biz buna çalışıyoruz. Yereldeki partnerlerimize, emeği geçenlere, hepsine de teşekkür ediyorum.” dedi.

Belediye başkanı Ali Orkun Ercengiz de “Bugün çok önemli bir projeye imza atmanın haklı gururu yaşıyoruz. Doğayla inatlaşmadıkça doğanın bize sağalacağı bize verimliliği ve yaşam şartlarını geliştirebileceğimizi bir anlayışın bu projelerden geçtiğine inanıyorum. Büyük ve küçük baş dengesini kurmalıyız. Yörük kültürünün bir ürünü olan küçük başı geliştirmeliyiz. Peynir pazarında daha da iyi yere gelebiliriz. Dünya piyasasında söz sahibi olabildiğimiz kalemlere bakmalıyız. Ürünlerin belli bir standardını yakalayarak ve bunu sürdürerek varlığımızı sürdürebiliriz. Biz de bugün lansman toplantısını yaptığımız Burdur keçi peynirinin adlandırılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bu peynirin daha çok insana ulaştırmanın yolunu bulmalıyız. Coğrafi işaretlerde başlatmamız gereken bir macera var. Burdur kabak helvasını bir coğrafi işarete dönüştürdük. Burada gurmelerimiz bulunuyor. Bugün buradaki lansman koyun, keçi ve onların ürünlerine değer verilmesi ve bir marka kazandırılması için önemli buluyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

Vali Arslantaş konuşmasında; “Az önce Burdur keçi tulum peynirinin üretimine dair videoyu izlerken ve kıymetli akademisyenlerimiz popüler söylemiyle peynir üretimine dair Know-How bilgisi verirlerken aklımdaki listeyi yokladım ve listenin ilk basamaklarının kusursuz tamamlandığı noktasında mutmain oldum. 2021 yılında gerçekleştirilen çalıştayda alınan kararlarda sebat edilerek hedef kazanımların inanmışlık ve azimle hayata geçirilmesi, üreticinin bilgilendirilmesi, gerekli hibe desteğinin sağlanması, meşakkatli bir üretim sürecinin neticesinde kendine has tadıyla muadillerinden ayrılan bir ürün elde edilerek lezzet standardının yakalanması azımsanacak başarılar değildir ve bu muvaffakiyetteki paye projede yer alan tüm paydaşlarımıza aittir. Bu ürünün reklamı Burdur alacasıyla paketlenmiş tulum peynirimizi sofralarımıza dahil etmekle başlıyor. Komşumuzu çağırdığımız bir kahvaltı sofrasında, bir parça kızartılmış yufkanın içine, tereyağı ve tulum peynirimizi koyup üzerine bir parça dağ kekiği serpiştirip bir bardak tavşan kanı çayla komşumuza ikram etmekle nihayete eriyor.

İnanıyorum ki ürünün lezzeti kendi reklamını kendi yapacak ve kısa zaman içerisinde bu nefaset tat şehrimize ait bir değer vasfı kazanacaktır.” dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.