ORHAN KEMAL OKUMALARIM ÜZERİNE (15)

"Orhan Kemal, hiçbir ayrım gözetmeden tüm inançlara saygılı bir dünya görüşüne sahiptir."

***

ORHAN KEMAL OKUMALARIM ÜZERİNE(15)

(KABAK HAFIZ YAŞIYOR) (3)

Kabak Hafız, 'Vukuat Var'in devamı olan Hanımın Çiftliği'nin de önemli bir karakteridir. Kahvede, elinde tespihi, gözlerini yummuş, dünya işleriyle ilgisiz bir Allah adamı saflığı içinde sallanıp dururken, söylenen bütün sözlere kulak veren, sözde öz yeğeni Zaloğlu Ramazan'a karı olsun diye Çiftliğe getirilen Güllü'yü kendisine karı yapan Muzaffer Ağa'yı eleştiriyor ama içinden onun yerinde olsa kendisinin de aynı şeyi yapacağını düşünüyor, hatta Güllü'yü düşünüp sabaha kadar hayal üstüne hayal kurup ihtilam (rüyada boşalmak) olduğunu hatırlıyordu.

ORHAN KEMAL OKUMALARIM ÜZERİNE (15)

Kabak Hafız için bugün vardır, yarın önemli değildir. Yarının sahibi Cenabıallahtır. Kendisine zarar geleceğini hissettiği an, köydeki en yakın dostu, alem yaptığı arkadaşı, Zaloğlu Ramazan'ı satacak, dayısı Muzaffer Ağa'ya 'seni öldürmek istiyor' diye muhbirlemekten geri durmayacaktır. Onun, "nesine gerektir elin keçisiyle koyunu. Ağrımaz başını ne diye ağrıya sokacaktır, her koyun kendi bacağından asılır. Nemize gerektir el alemin iyisi kötüsü..."Yarın huzuru rabbil'alemde kimin iyi kimin kötü olduğu belli olur" diye düşünecek, konuşacak ve kendisine zarar gelmesin diye Zaloğlu'nu ihbar edecektir.

ORHAN KEMAL OKUMALARIM ÜZERİNE (15)

***

Kabak Hafız, Güllü'nün Çiftlik'te Muzaffer Ağa tarafından alıkoyulması üzerine, çiftlikten ayrılan Gülizar'ı evine alır ve köylü onları birlikte bastırıp, döverek, teneke çalarak köyden kovana dek, gün aşırı birlikte olur.

Kadının onunla evlenip, gün ışığına kavuşmak istemesi üzerine, Kabak Hafız birkaç nedenden evlenme işini ağırdan alacaktır. Nedenlerden biri paradır. Orhan Kemal'in Adana Ağalarının tepkisini çeken, afişe edilmesinden rahatsız oldukları, "sömürü" vasıtalarının başında Hafız gibi din adamları! gelmektedir. Irgat çalıştıran toprak sahipleri, çapa ya da harman zamanları imamlarla anlaşarak, sabah ezanını vaktinden çok önce, akşam ezanlarını da vaktinden sonra okutturarak ırgatları daha fazla çalıştırmakta bu işlerde yardımcı olan Kabak Hafız gibi imamların parasını da fazlasıyla vermektedir. Kabak Hafız, Gülizar gibi Muzaffer Ağa'nın kapatması olarak nam salmış bir kadınla şimdi evlenerek ağalardan dünyalığını almaktan vazgeçmek istemez!

ORHAN KEMAL OKUMALARIM ÜZERİNE (15)

***

Kabak Hafız'ı yıllar sonra, Orhan Kemal'in İstanbul'a film artisti olmak için kaçan bir genç kızın hikayesini anlattığı, "Yalancı Dünya" romanında görürüz. Kabak Hafız, yıllar önce Çukurova'da, köylerde yaptığı işleri yapmaktadır. Sevilen, halim selim, yumuşacık adamdır, başbaşa kalındığında, tenhalarda: "Namaz, oruç Cenab-ı Allahı hatırlamak için icat edilmiştir. Onu hatırladıktan sonra namaz, boğazına sahip olduktan sonra da oruca gerek yok" demektedir. "Canım öte dünyaya gidip de gelen mi var? Laf. He, hı deyip geçeceksin. Üst yanı fasa fiso. Bu dünyada insan gibi yaşamaya bak" sözü, Kabak Hafız'ın hayat felsefesinin temelidir.

'Yalancı Dünya'daki Kabak Hafız, önceki romanlarda anlatılan Kabak Hafız'dır. Olgunlaşmış, din risaleleri satan, Nurculuk propagandası yapan bir din adamıdır. Karısı Gülizar, kadınlarla aşk ilişkileri kuran "sevici" bir kadın olmuştur. Kabak Hafız, din uğruna, şeriat uğruna örgütlenen insanlarla sohbet etmekte, ancak artık biraz korkmaktadır. Diyanet'e başvurarak, bir başka, uzak yere tayinini istemeyi, hatta ekmeği bol Çukurova'yı düşünmektedir.

ORHAN KEMAL OKUMALARIM ÜZERİNE (15)

***

Orhan Kemal, 'Yalancı Dünya'da, Kabak Hafız'ı anlattığı sayfalarda, "din" meselesi üzerine düşüncelerini çok açık bir şekilde ortaya koyar. Ülkedeki mevcut düzene karşı örgütlenen "dinci" örgütlenmeye ilişkin düşünceler, tespitlerdir bunlar; laikdir Orhan Kemal ve din istismarcılarına karşı mücadele verilmesi gerektiğini düşünmektedir.

Dini inançları kışkırtılanlanlara göre: Yeşil Hilafet bayrağını çekip yönetime karşı "savaşı" başlatmak gerekiyor, "ya devlet başa, ya kuzgun leşe" deyip yürüyüşe geçmek, Cenab-ı Allah onlarla birlikte olduktan sonra korku niye? Din uğruna şehit düşenlerin mekanı doğrudan "cennet-i ala" değil mi? Cennet-i ala'da Peygamber Efendimiz, arkalarını sıvazlayıp, Cenab-ı Allah'a "işte Dini mübin uğruna çarpışıp şehadet şerbetini içen has kullarınız" demiyecek midir? Hazreti Peygamber Efendimiz rüyalarına girip, hala ne bekliyorsunuz, vakit saati gelmedi mi demiyor mu?

Orhan Kemal, 'Yalancı Dünya' romanında; yukarıda sıralanan düşüncelerle harekete geçmek isteyenlerin, inançları kötüye kullanılan, aldatılan "halk" olduğunu, onlara, bu inanışlarının yanlışlığını kim anlatacak sorusunu sorarak, bir anlamda romana katılarak müdahale eder. Kan dökülecekse, Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi, Anayurdu kurtarmak için dökülmeli, çok geri kalmış yurdun kalkınması için uğraşılmalıdır.

ORHAN KEMAL OKUMALARIM ÜZERİNE (15)

Orhan Kemal; aç, sefil, perişan, sahipsiz 'halk' ın aldatıldığını, insanların aldatılmaktan bıkmış olduğunu ancak yine de aldatıldığını tespit ederek, halka bunun nasıl anlatılacağı üzerine düşünmeye çağırır okurlarını...

Orhan Kemal, hiçbir ayrım gözetmeden tüm inançlara saygılı bir dünya görüşüne sahiptir. O, romanlarında din adamı kisvesi altında, halkın aldatılmasından ve inanışlarının sömürülmesinden olan rahatsızlığını, din aldatıcılığını romanlarına kattığı "Kabak Hafız" tipi ile ortaya koymuştur. Yazılışlarının üzerinden yarım yüzyılı aşkın zaman geçmesine karşın, bu romanlarda anlatılan, halkı aldatan, inançlarını sömüren, "Kabak Hafız(lar)'ın günümüzde de bütün gerçekliği ile yaşadığını her gün yeniden görüyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tahir Şilkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Burdur Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burdur Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Burdur Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Burdur Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.