PİEDRO’NUN GÜNLÜKLERİ (13)

Konuk Yazar 

Nusret Kantarcı Fisher

Arkası Yarın / (Köşe Yazısı)

PİEDRO’NUN GÜNLÜKLERİ (13)

PİEDRO’NUN GÜNLÜKLERİ (13)

Otobüs ara sıra durup, her mahalleden asker topluyordu.. Her duruşunda içeri sızan mazot kokusundan öylesine rahatsız olmuştu ki Piedro, kusmamak için kendine telkin etmeye başlamıştı bile.. Lakin dayanamayacak, bir sonraki durakta kendini dışarıya atıp, midesinde ne var ne yok bir küçük ağacın gölgesine çıkarıp rahatlayacaktı.

Otobüstekilerin meraklı bakışları arasında yeniden otobüse bindi. Kalktığı koltuğa birisi yerleşivermişti.. Hiç ses çıkarmadan bakışlarını otobüsün geçtiği yollara dikti.. Tek tük insanlar vardı geçtikleri yollarda.. Çoğu ya kadındı ya çocuk ya da yaşlı erkekler.

Eli silah tutanlar savaşa gitmek için üçer beşer toplanıyordu ne de olsa!

Düzensiz yollardaki engebelerden gecerken otobüs öylesine hopluyordu ki sanki lunaparktaki hız treniydi mübarek..

Öğlene dogru gidecekleri askeri kampa vardılar.. Önce her biri nizamiye kapısından kimliklerini göstererek geçiyor ardından sağlık kontrolüne gönderiliyorlardı..

Piedro kendi kendine “At gibi sağlamım vallaha“ deyince yanıbaşındaki genç kendini tutamayıp gülmeye başladı. Piedro söylediğinin sahiden gülünecek bir söz olduğunu anlayıncaya kadar surat astıysa da, sağlık kontrolu kuyruğunda beraber bekledikleri genç adamla arkadaş olacaklardı kısa bir müddet sonra..

- Ben Bruno diye tanıttı kendini yakışıklı kumral delikanlı.. Piedro’dan gençti. Bal rengi gözleri, buğday teni ile kimbilir kaç kızın gönlünü çalmıştı genç adam.

- Ben de Piedro Guisette.. Memnun oldum..

- Yoksa sen, şu meşhur Guisette’lerden misin?

Piedro bir an duraksadı;

-İsim benzerliği yalnızca, hiç alakam yok o aileyle..

- Haa ben de diyecektim ki zenginler çocuklarını ne zamandan beridir savaşa gönderir oldu?

- Yok yook hiç bir akrabalığım yok o aileyle , derken Piedro siyah gözlerini kaçırdı Bruno’dan.. Zira yalan söyleyenlerin aynasıydı gözler..

Piedro sağlık kontrolünden “gayet sağlıklıdır “ belgesiyle çıkınca, kıyafet almak için diğer bölümde sıraya girdi.. İtalyan ordusu herseyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüştü.. Postalları bile yepyeniydi..

-Lanet olasıca Duche, bizden topladığı paralarla kendine ordu kurmuş besbelli! Bizle de satranç tahtasındaki piyonlar gibi oynayıp dıruyor işte! Diye düşünedursun, Bruno’nun yanıbaşında bittiğinin farkına bile varamadı elini omuzunda hissedinceye kadar. Sevecen bir çocuktu Bruno, sıcakkanlıydı da. Tipik bir İtalyan genciydi işte.

İki genç adam ayaküstü muhabbet ettikten sonra yatakhanelerine gittiler, ardından da aksam yemeği için yemekhaneye…

O ilk gece yedikleri akşam yemeği gerçekten kötüydü. “Elbette, Alışacağız “ diye inanmaya koşulluyordu kendini Piedro. Bütün bu şartlarda yaşamayı başaramazsa, bu şartlara uyum sağlıyamazsa ölüm enselerindeydi insanların savaş zamanlarinda..

15 günlük Eğitim sürecini tamamladıklarında az çok silah kullanmasını, savaşta yapmaları gerekenleri , kendilerini ve arkadaşlarını korumalarını öğrenmişlerdı az da olsa..

Aldıkları eğitimin ne kadar yeterli olduğunu düşündükçe Piedro’nun canı sıkılıyordu. Hayatında hiç silah kullanmayan bir insan 15 günde ne kadar öğrenebilirdi ki?

Ertesi sabah eğitim bitiminde nerelere gönderileceklerinin açıklanacağı duyuruldu.. Zira İtalyan ordusu o dönemde bir çok cephede savaşıyordu..

Sıraya girip heyecanla nereye gönderildiklerini öğrenmek için beklemeye başladılar..

Genç subay elindeki kağıttan dikkatle isimleri okuyordu..

Piedro Guisette - Somali Cephesi…

Piedro duyduğunun gerçek olup olmadığından emin olamadı, afallamıştı, etrafına bakındı herkes şaşkındı.. Adını bile o güne kadar duymadıkları bir Afrika ülkesine gönderiliyorlardı..

Arkadaşı Bruno da Somali yolcusuydu. Yutkunduktan sonra derin bir nefes aldı Piedro..

- Afrika’ya gidiyoruz Bruno, düşünebiliyor musun?

- Şu anda hiç birşey düşünemiyorum Piedro ama kendimizi alıştırsak iyi olacak..
Birçok kişi Somali’ye, Eritre’ye bazıları da Arnavutluk cephesine gitmek üzere kategorize edildiler. 

Hepsinin hayatında yeni bir sayfa başlıyordu…

(Arkası Yarın)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nusret Kantarcı Fisher - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Burdur Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burdur Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Burdur Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Burdur Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.