Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Haber Girişi: 16.07.2021 - 14:27, Güncelleme: 16.07.2021 - 14:27

Cumhuriyet Meydanı’nda demokrasi nöbeti

 

Cumhuriyet Meydanı’nda demokrasi nöbeti

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin beşinci yıl dönümünde, Cumhuriyet Meydanı’nda demokrasi nöbeti tutuldu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan program, Kur'an-ı Kerim Tilaveti ve İl Müftüsü Enver Türkmen tarafından okunan dua ile devam etti.  Bir öğrenci tarafından okunan Bayrak Şiiri’nin ardından, Aziziye Köyü’nden Havvana Koçak tarafından kendi yazdığı Çanakkale Şiiri okundu. 15 Temmuz Şehitlerinin isimlerinin tek tek okunduğu programda, 15 Temmuz’la ilgili hazırlanan videolar,  belgeseller ve canlı yayınlar seyredildi. İyi Parti İl Başkanı Faruk Erkan, MHP İl Başkanı Hikmet Ökte, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi, Makü Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve Vali Arslantaş konuşma yaptılar. Mehteran Gösterisi ve İl Müftülüğü İlahi Grubu tarafından seslendirilen ilahilerle devam eden programın son bölümünde ikram sunumu yapıldı. Program saat 00.13'te okunan sala ile sona erdi. Vali Arslantaş programda yaptığı konuşmada; “15 Temmuz; aziz milletimizin darbecilerin alçak işgal planlarına karşı birlik içinde “Türkiye Geçilmez” diyerek darbeyi önlediği, tarihe altın harflerle yazılmış destansı direnişin adıdır. 15 Temmuz; ülkemiz üzerindeki tüm emperyalist hesapların, milli irade düşmanı darbeci niyetlerin tasfiye edildiği milli duruşun adıdır. 15 Temmuz; milletçe varoluş hikayemizin özeti, gaza ve şehadet ruhunun dirilişidir. 15 Temmuz; millet-devlet kaynaşmasının zirvesi, milletin devletine canı pahasına sahip çıkışının eşi, benzeri görülmemiş örneğidir.  15 Temmuz’un “Bedir’in Aslanları” gibi olan kahraman şehitlerine rahmet olsun. Hz. Hamza, Hz. Hüseyin efendilerimiz komşuları olsun. Rabbim bu acıları bir daha bu millete yaşatmasın. 5 yıl önce; kahraman ordumuzun içerisinde yuvalanmış FETÖ terör örgütü mensubu bir grup üniformalı hain tarafından, devlet yönetimimiz ele geçirilmek suretiyle, demokrasimize kast edilerek Cumhuriyet tarihimizin en hain darbe kalkışması gerçekleştirilmeye çalışıldı. Küresel güç odaklarının İslam coğrafyasında fitne ve tefrika için kurgulayıp kullandıkları suç ve terör şebekelerinin başını çeken eli kanlı terör örgütü FETÖ, yıllarca kendisini yüce dinimiz İslam’ın ilke ve değerleri ardına gizleyerek küresel güç odaklarının taşeronluğunu yapmıştır. Eğitim ve hizmet kisvesi altında kavramlarımızı ve değerlerimizi suistimal etmiş, gizli emelleri uğruna gençlerin inanç, duygu ve zihin dünyalarını ifsat etmiştir. Dini, şiddet ve istismar aracına dönüştüren bu ihanet şebekesi, 15 Temmuz 2016’da büyük bir süikastla varlığımızı, özgürlüğümüzü, vatanımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi ve geleceğimizi hedef almıştır. Ülkemiz üzerindeki emellerini 15 Temmuz hain kalkışması ile uygulamayı hedefleyen, eli kanlı FETÖ terör örgütü ve onun işbirlikçileri, İstiklal ve istikbali uğrunda bağımsızlığından asla taviz vermeyen Aziz milletimizin karşısında bir kez daha yenilgiye uğramışlardır. Kahraman milletimiz, 15 Temmuz Gecesi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın çağrısıyla meydanlara koşarak, ülkemizin dört bir yanında ortaya koyduğu dirayet ve kararlılıkla bu hain yapıya ve kalkışmaya geçit vermemiştir. Melanet Gülen çetesi 15 Temmuz’da Türk milletine silah çekmiş, son şansını denemiş, son kozunu oynamıştır. Darbe kisveli işgal girişimine direnen Büyük Türk milleti 15 Temmuz’da destan destan büyümüş, bağımsızlık onuruna, bekasına ve kutlu varlığına şehadeti göze alarak leke düşürülmemiştir. Darbecilerin gasp ettiği tanklar altında ezilseler de teslim olmayan, korsan savaş uçaklarının sortileri ve sonik patlamalarına boyun eğmeyen, helikopterlerden açılan ateşlere hedef olsa da korkmayan, meydanlarda, yollarda, köprülerde direne direne devleşen aziz millet evlatlarıyla ne kadar övünsek azdır. 15 Temmuz’da ihanet, imanı yenememiştir. 15 Temmuz’da batıl, Hakk’ı alt edememiştir. Milli birlik ve dayanışma ruhu “şerefsiz akını” yerle bir edilmiştir.  O gece adeta ölümü öldürerek sokakları, meydanları dolduran milyonlarca vatandaşımız içinden, şehitlik şerefine nail olanlar, gazilik onuruna erişenler oldu. Vatan uğruna verilen mücadelede bu rütbelere ulaşabilmek her zaman elde edilebilecek ayrıcalıklar değildir. Hiç şüphesiz, bu toprakları vatan kılma uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimiz gibi, 15 Temmuz Gecesi hainlere karşı vatanımızı, demokrasimizi savunurken can veren şehilerimiz bu günlerimizin asıl sahipleri olarak, şanlı tarihimizdeki yerlerini aldılar. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, şehitlerimizin ve gazilerimizin gösterdikleri kahramanlıkları, aziz milletimizin hain darbe girişimi karşısında gösterdiği onurlu duruşu, hainlerin yenilgiye uğratılarak kazanılan demokrasi zaferini, milletimizin demokrasiye olan inancını ve bağlılığını gelecek nesillerimize aktarmaktır. Zorlu bir coğrafyada, bölgesel ve küresel hesapların biteviye görüldüğü stratejik bir cephede bin yıldır varlığımızı sürdürüyoruz. Üzerinde yaşadığımız toprakların tarihin hiçbir döneminde sükunet bulmadığının da farkındayız. Jeopolitik ve jeokültürel bilek güreşlerine eklemlenen hakimiyet ve hükümranlık mücadelelerinin ana fay hatları üzerindeyiz. Bundan mülhem sıcak veya soğuk çatışma ya da gerilim dinamiklerinin ağırlık merkezlerindeyiz. Doğrusunu isterseniz dünyanın gözü her zaman üzerimizdedir. Her dönemde tüm dikkatler bize çevrilmiştir. Medeniyetlerin kavşak noktasında, doğu-batı güzergahının kesişme alanında yer almamızın avantajları olduğu kadar, dezavantajlarını da anlamak ve görmek zorundayız. Maruz kaldığımız muhtelif sorun başlıklarını ele alırken, mutlak surette tarih şuurunun rehberliğiyle kararlarımızı somutlaştırmalıyız. Ağaca bakarken ormanı göz ardı edemeyiz. Kabukla uğraşırken, özü dikkatten kaçıramayız. Fiile odaklanıp faile sırt çeviremeyiz. Her zaman resmin büyüklüğüne odaklanmalıyız.  Ufuk ötesini görebilmenin sırrına erişmeliyiz.  Maşayı değil, tutan ve tutturan elleri görebilmeliyiz. 15 Temmuz asla sıradan bir darbe girişimi değildir, arkasında çok büyük hesapların olduğu, gerçekleştiğinde ülke ve millet olarak bambaşka maceralara sürükleneceğimiz tarihi bir kırılma noktasıdır. Devlet olarak, millet olarak hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerlerken bu kırılma anının, 15 Temmuz hain darbe girişiminin unutulmasına, unutturulmasına ve bu ihanetin üzerinin örtülmesine de asla izin vermeyeceğiz. İlk kurşunu sıkarak 15 Temmuz gecesinin seyrini değiştiren Şehit Ömer Halisdemir’i, ömrünü terörle mücadeleye adamış hemşehrimiz Özel Harekat Polisi Şehit Akif Altay’ı ve nice şehitlerimizi, gazilerimizi unutmayacağız. Darbecilerin üstüne korkmadan yürüyenleri, tankların önüne yatanları, evden abdestini alıp ailesiyle helalleşip meydanlara koşanları anlatmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz, bin yıllık vatanımızın tek bir taşına dahi göz dikenlerin ödemeyi göze alacakları bedelin ilanı ve ispatıdır. Bu aziz millet, tarihte hiçbir zaman tahakkümün altında kalmamıştır. Devletimiz bunda sonra da istiklalini muhafaza edecek, Büyük Türkiye ideali yolunda 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine emin adımlarla ilerleyecektir. Bu topraklarda 15 Temmuz ruhu var oldukça ülkemizi hedeflerinden alıkoyabilecek hiçbir güç yoktur. Tanklara ve uçaklara meydan okuyan şehit ve gazilerimizin onuru olan 15 Temmuz Zaferi, bu topraklarda Çanakkale, Kurtuluş Savaşı ruhunun hala taze olduğunu, Türkiye'nin geçilmez olduğunu bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Bize düşen; 15 Temmuz’u unutmamak, unutturmamaktır. Bize düşen; milletçe kazandığımız bu direnişin şuuruyla, milli birlik ve kardeşlik bilincini gelecek nesillere aktarmaktır. 15 Temmuz’da destan yazarak şehit olan tüm kahramanlara can borcumuz var. Her birini rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.” Dedi. Hatice Dursun      
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin beşinci yıl dönümünde, Cumhuriyet Meydanı’nda demokrasi nöbeti tutuldu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan program, Kur'an-ı Kerim Tilaveti ve İl Müftüsü Enver Türkmen tarafından okunan dua ile devam etti. 

Bir öğrenci tarafından okunan Bayrak Şiiri’nin ardından, Aziziye Köyü’nden Havvana Koçak tarafından kendi yazdığı Çanakkale Şiiri okundu.

15 Temmuz Şehitlerinin isimlerinin tek tek okunduğu programda, 15 Temmuz’la ilgili hazırlanan videolar,  belgeseller ve canlı yayınlar seyredildi.

İyi Parti İl Başkanı Faruk Erkan, MHP İl Başkanı Hikmet Ökte, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi, Makü Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve Vali Arslantaş konuşma yaptılar.

Mehteran Gösterisi ve İl Müftülüğü İlahi Grubu tarafından seslendirilen ilahilerle devam eden programın son bölümünde ikram sunumu yapıldı.

Program saat 00.13'te okunan sala ile sona erdi.

Vali Arslantaş programda yaptığı konuşmada;

“15 Temmuz; aziz milletimizin darbecilerin alçak işgal planlarına karşı birlik içinde “Türkiye Geçilmez” diyerek darbeyi önlediği, tarihe altın harflerle yazılmış destansı direnişin adıdır. 15 Temmuz; ülkemiz üzerindeki tüm emperyalist hesapların, milli irade düşmanı darbeci niyetlerin tasfiye edildiği milli duruşun adıdır.

15 Temmuz; milletçe varoluş hikayemizin özeti, gaza ve şehadet ruhunun dirilişidir. 15 Temmuz; millet-devlet kaynaşmasının zirvesi, milletin devletine canı pahasına sahip çıkışının eşi, benzeri görülmemiş örneğidir.  15 Temmuz’un “Bedir’in Aslanları” gibi olan kahraman şehitlerine rahmet olsun. Hz. Hamza, Hz. Hüseyin efendilerimiz komşuları olsun. Rabbim bu acıları bir daha bu millete yaşatmasın.

5 yıl önce; kahraman ordumuzun içerisinde yuvalanmış FETÖ terör örgütü mensubu bir grup üniformalı hain tarafından, devlet yönetimimiz ele geçirilmek suretiyle, demokrasimize kast edilerek Cumhuriyet tarihimizin en hain darbe kalkışması gerçekleştirilmeye çalışıldı.

Küresel güç odaklarının İslam coğrafyasında fitne ve tefrika için kurgulayıp kullandıkları suç ve terör şebekelerinin başını çeken eli kanlı terör örgütü FETÖ, yıllarca kendisini yüce dinimiz İslam’ın ilke ve değerleri ardına gizleyerek küresel güç odaklarının taşeronluğunu yapmıştır. Eğitim ve hizmet kisvesi altında kavramlarımızı ve değerlerimizi suistimal etmiş, gizli emelleri uğruna gençlerin inanç, duygu ve zihin dünyalarını ifsat etmiştir. Dini, şiddet ve istismar aracına dönüştüren bu ihanet şebekesi, 15 Temmuz 2016’da büyük bir süikastla varlığımızı, özgürlüğümüzü, vatanımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi ve geleceğimizi hedef almıştır.

Ülkemiz üzerindeki emellerini 15 Temmuz hain kalkışması ile uygulamayı hedefleyen, eli kanlı FETÖ terör örgütü ve onun işbirlikçileri, İstiklal ve istikbali uğrunda bağımsızlığından asla taviz vermeyen Aziz milletimizin karşısında bir kez daha yenilgiye uğramışlardır.

Kahraman milletimiz, 15 Temmuz Gecesi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın çağrısıyla meydanlara koşarak, ülkemizin dört bir yanında ortaya koyduğu dirayet ve kararlılıkla bu hain yapıya ve kalkışmaya geçit vermemiştir.

Melanet Gülen çetesi 15 Temmuz’da Türk milletine silah çekmiş, son şansını denemiş, son kozunu oynamıştır. Darbe kisveli işgal girişimine direnen Büyük Türk milleti 15 Temmuz’da destan destan büyümüş, bağımsızlık onuruna, bekasına ve kutlu varlığına şehadeti göze alarak leke düşürülmemiştir. Darbecilerin gasp ettiği tanklar altında ezilseler de teslim olmayan, korsan savaş uçaklarının sortileri ve sonik patlamalarına boyun eğmeyen, helikopterlerden açılan ateşlere hedef olsa da korkmayan, meydanlarda, yollarda, köprülerde direne direne devleşen aziz millet evlatlarıyla ne kadar övünsek azdır.

15 Temmuz’da ihanet, imanı yenememiştir. 15 Temmuz’da batıl, Hakk’ı alt edememiştir. Milli birlik ve dayanışma ruhu “şerefsiz akını” yerle bir edilmiştir. 

O gece adeta ölümü öldürerek sokakları, meydanları dolduran milyonlarca vatandaşımız içinden, şehitlik şerefine nail olanlar, gazilik onuruna erişenler oldu. Vatan uğruna verilen mücadelede bu rütbelere ulaşabilmek her zaman elde edilebilecek ayrıcalıklar değildir.

Hiç şüphesiz, bu toprakları vatan kılma uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimiz gibi, 15 Temmuz Gecesi hainlere karşı vatanımızı, demokrasimizi savunurken can veren şehilerimiz bu günlerimizin asıl sahipleri olarak, şanlı tarihimizdeki yerlerini aldılar.

Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, şehitlerimizin ve gazilerimizin gösterdikleri kahramanlıkları, aziz milletimizin hain darbe girişimi karşısında gösterdiği onurlu duruşu, hainlerin yenilgiye uğratılarak kazanılan demokrasi zaferini, milletimizin demokrasiye olan inancını ve bağlılığını gelecek nesillerimize aktarmaktır.

Zorlu bir coğrafyada, bölgesel ve küresel hesapların biteviye görüldüğü stratejik bir cephede bin yıldır varlığımızı sürdürüyoruz.

Üzerinde yaşadığımız toprakların tarihin hiçbir döneminde sükunet bulmadığının da farkındayız.

Jeopolitik ve jeokültürel bilek güreşlerine eklemlenen hakimiyet ve hükümranlık mücadelelerinin ana fay hatları üzerindeyiz.

Bundan mülhem sıcak veya soğuk çatışma ya da gerilim dinamiklerinin ağırlık merkezlerindeyiz.

Doğrusunu isterseniz dünyanın gözü her zaman üzerimizdedir.

Her dönemde tüm dikkatler bize çevrilmiştir.

Medeniyetlerin kavşak noktasında, doğu-batı güzergahının kesişme alanında yer almamızın avantajları olduğu kadar, dezavantajlarını da anlamak ve görmek zorundayız.

Maruz kaldığımız muhtelif sorun başlıklarını ele alırken, mutlak surette tarih şuurunun rehberliğiyle kararlarımızı somutlaştırmalıyız.

Ağaca bakarken ormanı göz ardı edemeyiz.

Kabukla uğraşırken, özü dikkatten kaçıramayız.

Fiile odaklanıp faile sırt çeviremeyiz.

Her zaman resmin büyüklüğüne odaklanmalıyız. 

Ufuk ötesini görebilmenin sırrına erişmeliyiz. 

Maşayı değil, tutan ve tutturan elleri görebilmeliyiz.

15 Temmuz asla sıradan bir darbe girişimi değildir, arkasında çok büyük hesapların olduğu, gerçekleştiğinde ülke ve millet olarak bambaşka maceralara sürükleneceğimiz tarihi bir kırılma noktasıdır. Devlet olarak, millet olarak hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerlerken bu kırılma anının, 15 Temmuz hain darbe girişiminin unutulmasına, unutturulmasına ve bu ihanetin üzerinin örtülmesine de asla izin vermeyeceğiz.

İlk kurşunu sıkarak 15 Temmuz gecesinin seyrini değiştiren Şehit Ömer Halisdemir’i, ömrünü terörle mücadeleye adamış hemşehrimiz Özel Harekat Polisi Şehit Akif Altay’ı ve nice şehitlerimizi, gazilerimizi unutmayacağız. Darbecilerin üstüne korkmadan yürüyenleri, tankların önüne yatanları, evden abdestini alıp ailesiyle helalleşip meydanlara koşanları anlatmaya devam edeceğiz.

15 Temmuz, bin yıllık vatanımızın tek bir taşına dahi göz dikenlerin ödemeyi göze alacakları bedelin ilanı ve ispatıdır. Bu aziz millet, tarihte hiçbir zaman tahakkümün altında kalmamıştır. Devletimiz bunda sonra da istiklalini muhafaza edecek, Büyük Türkiye ideali yolunda 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine emin adımlarla ilerleyecektir.

Bu topraklarda 15 Temmuz ruhu var oldukça ülkemizi hedeflerinden alıkoyabilecek hiçbir güç yoktur.

Tanklara ve uçaklara meydan okuyan şehit ve gazilerimizin onuru olan 15 Temmuz Zaferi, bu topraklarda Çanakkale, Kurtuluş Savaşı ruhunun hala taze olduğunu, Türkiye'nin geçilmez olduğunu bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir.

Bize düşen; 15 Temmuz’u unutmamak, unutturmamaktır. Bize düşen; milletçe kazandığımız bu direnişin şuuruyla, milli birlik ve kardeşlik bilincini gelecek nesillere aktarmaktır.

15 Temmuz’da destan yazarak şehit olan tüm kahramanlara can borcumuz var.

Her birini rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.” Dedi.

Hatice Dursun

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.