Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Haber Girişi: 27.05.2021 - 18:29, Güncelleme: 27.05.2021 - 18:29

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu; Getirin sandığı yeniden seçim yapalım

 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu; Getirin sandığı yeniden seçim yapalım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi ziyaretlerde bulunmak için Burdur’a geldi. Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu’nda STK temsilcileri ve muhtarlarla buluştu.
Konuşmasında demokrasinin önemine değinen Genel Başkan Kılıçdaroğlu, otoriter bir rejim değil, halkına saygı duyan, halkın sıkıntılarını özgürce dile getirebileceği bir rejim istediklerini ifade etti. Konuşmasının ardından katılımcıların sorunlarını dinleyip, çözüm önerilerini dile getirdi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Belediye Konferans Salonu’nda yaptığı konuşmada; “Ülkemizi dünyada saygın kılmak varken neden bu kavgalar oluyor? Neden bu kadar yoksulluk var? Neden herkes kafasının bir köşesinde kocaman soru işareti taşıyor? Her birimizin tek tek sorumluluğumuz var. Benim de sorumluluğum var. Hatta sizden daha fazla ama sizin de sorumluluğunuz var. Sanayicisi, tüccarı, emeklisi, işçisi kim olursa olsun her birimizin sorumluluğu var. 'O bunu yaptı, şöyle dedi, onu söyledi.' demeyeceğim. Bu bir dost toplantısıdır. Ülkede yaşanan sorunları nasıl aşabiliriz? Bunu dostların toplantısı olarak görüyorum. Türkiye'nin beklemeye tahammülü yok. Çağrımı yaptım, bir daha Burdur'dan yapayım. Ya arkadaşlar bu kadar büyük sıkıntıların altına milleti sokmaya hakkımız var mı? Milletin iradesine saygı. Korkma kardeşim, getir sandığı. Getir sandığı yeniden seçim yapalım, vatandaş seni seçiyorsa başımın üstünde yerin var. Burdur'dan bu çağrımı tekrar yapıyorum. Sayın Erdoğan, halktan korkulmaz. Milli irade her zaman başımızın üzerindedir. Milli iradeden daha büyük bir irade sosyal yaşamımızda yoktur. Hepimizin milli iradeye saygı duymak zorundayız. Biz bir hesaplaşma derdinde de değiliz. Biz bu ülkenin güzel yönetilmesini istiyoruz. Yöneten devletin şeffaf olmasını istiyoruz. Tarafsız bir cumhurbaşkanı olsun istiyoruz. Dört ayaklı halkayı iç içe geçirmek zorundayız Ülkemizi nasıl büyütebiliriz. Bunun için biz nasıl bir strateji geliştirmeliyiz. Öyle bir strateji geliştirelim ki farklı siyasi görüşlerde olanlar dahi bu doğrudur diyebilsinler. Dört ayaklı bir strateji hayata geçirmek zorundayız. Dört ayaklı halkayı iç içe geçirmek zorundayız. Nedir bu halkalar? Birinci halkımız şu olmak zorundadır; bu ülkede herkese can ve mal güvenliği olmalıdır. Can ve mal güvenliği özgür bir medya demektir. Ben haksızlığa uğradığımda bağımsız bir yargıya başvurup hakkımı alabilmeliyim. Haksızlığa sadece ben mi uğrayabilirim. sanayici de uğrayabilir, esnaf da uğrayabilir, muhtar da uğrayabilir, işsiz birisi de bir haksızlıkla karşı karşıya kalabilir. Biz bunların tümüne demokrasi diyoruz. Demokrasi olmazsa olmazımızdır. İkinci en önemli halka üreten Türkiye, ekonomi, maliye, para politikası üretim üzerine endekslenmelidir. Üretime teşvik edeceksin. Alın teri dökeni koruyacaksın. Üçüncü strateji; Güçlü bir sosyal devlet kurmak zorundayız. Sosyal devlet fakirin fukaranın yanında olan devlettir. İşsizliğin, yoksulluğun olduğu yerde huzur olmaz. Teknolojiyi bilimi takip etmek zorundasınız. Osmanlı’nın batışı sanayi devrimini kaçırmaktan olmuştur. Teknolojiyi takip etmek zorundayız. Sürdürülebilirlik. 4. ayak da bu. İşi ehline vermek zorundayız. Devlet Planlama Teşkilatı vardı. Yok oldu. Elin oğlu, 50, 100 yılı planlıyor. Biz yarın sabah ne olacağını bilmiyoruz. Halkına saygı duyan bir rejim istiyoruz Baskıcı bir yönetim değil halkının sözlerini sıkıntılarını özgürce bile getirebileceği sözlerin ifade edebileceği rejime geçmek istiyoruz. Bu demokrasi içinde devlet dediğimiz kurumun önemli bir görevi vardır o görev olmazsa olmaz. Devlet şeffaf olmak zorundadır devlet milletine hesap vermek zorundadır yani Devleti yönetenler millete hesap vermek zorundadır.  Demokrasilerde millet yöneticilerden hesap sorar. Devlet milletine şeffaf olmak, hesap vermek zorundadır. Güçlendirilmiş sistemden yanayız Birileri rahatsız olacak ama devleti namuslu insanların yönetmesi lazım. Devleti soyulacak bir insan gibi görmemeleri lazım. Kaybeden biz oluyoruz, 83 milyon. O yüzden Millet İttifakı olarak güçlendirilmiş bir sistemden yanayız. Devletin bir insanın eline teslim edilmemesi lazım. Bu devlet fazilet, erdem, bilgi üzerine kurulmuştur. Talan üzerine inşa edilen bir devlet yaşayamaz. Cumhurbaşkanının tarafsız olmaması lazım. Her gün konuşmaması lazım. Ayın belli günlerinde konuşur herkes de ne söyleyecek diye dinler. Cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım. Hakemdir. Şimdi bunu yapacak cumhurbaşkanı yok Türkiye’de. Erdemli, namuslu kişi olması lazım. Egemen güçler tarafından mal varlığı ile tehdit edilmemesi lazım. Boğazından haram lokma geçmemesi lazım.” Dedi. Hatice Dursun    
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi ziyaretlerde bulunmak için Burdur’a geldi. Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu’nda STK temsilcileri ve muhtarlarla buluştu.

Konuşmasında demokrasinin önemine değinen Genel Başkan Kılıçdaroğlu, otoriter bir rejim değil, halkına saygı duyan, halkın sıkıntılarını özgürce dile getirebileceği bir rejim istediklerini ifade etti.

Konuşmasının ardından katılımcıların sorunlarını dinleyip, çözüm önerilerini dile getirdi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Belediye Konferans Salonu’nda yaptığı konuşmada;

“Ülkemizi dünyada saygın kılmak varken neden bu kavgalar oluyor? Neden bu kadar yoksulluk var? Neden herkes kafasının bir köşesinde kocaman soru işareti taşıyor? Her birimizin tek tek sorumluluğumuz var. Benim de sorumluluğum var. Hatta sizden daha fazla ama sizin de sorumluluğunuz var. Sanayicisi, tüccarı, emeklisi, işçisi kim olursa olsun her birimizin sorumluluğu var. 'O bunu yaptı, şöyle dedi, onu söyledi.' demeyeceğim. Bu bir dost toplantısıdır. Ülkede yaşanan sorunları nasıl aşabiliriz? Bunu dostların toplantısı olarak görüyorum.

Türkiye'nin beklemeye tahammülü yok. Çağrımı yaptım, bir daha Burdur'dan yapayım. Ya arkadaşlar bu kadar büyük sıkıntıların altına milleti sokmaya hakkımız var mı? Milletin iradesine saygı. Korkma kardeşim, getir sandığı. Getir sandığı yeniden seçim yapalım, vatandaş seni seçiyorsa başımın üstünde yerin var. Burdur'dan bu çağrımı tekrar yapıyorum. Sayın Erdoğan, halktan korkulmaz. Milli irade her zaman başımızın üzerindedir. Milli iradeden daha büyük bir irade sosyal yaşamımızda yoktur. Hepimizin milli iradeye saygı duymak zorundayız. Biz bir hesaplaşma derdinde de değiliz. Biz bu ülkenin güzel yönetilmesini istiyoruz. Yöneten devletin şeffaf olmasını istiyoruz. Tarafsız bir cumhurbaşkanı olsun istiyoruz.

Dört ayaklı halkayı iç içe geçirmek zorundayız Ülkemizi nasıl büyütebiliriz. Bunun için biz nasıl bir strateji geliştirmeliyiz. Öyle bir strateji geliştirelim ki farklı siyasi görüşlerde olanlar dahi bu doğrudur diyebilsinler. Dört ayaklı bir strateji hayata geçirmek zorundayız. Dört ayaklı halkayı iç içe geçirmek zorundayız. Nedir bu halkalar? Birinci halkımız şu olmak zorundadır; bu ülkede herkese can ve mal güvenliği olmalıdır. Can ve mal güvenliği özgür bir medya demektir. Ben haksızlığa uğradığımda bağımsız bir yargıya başvurup hakkımı alabilmeliyim. Haksızlığa sadece ben mi uğrayabilirim. sanayici de uğrayabilir, esnaf da uğrayabilir, muhtar da uğrayabilir, işsiz birisi de bir haksızlıkla karşı karşıya kalabilir. Biz bunların tümüne demokrasi diyoruz. Demokrasi olmazsa olmazımızdır. İkinci en önemli halka üreten Türkiye, ekonomi, maliye, para politikası üretim üzerine endekslenmelidir. Üretime teşvik edeceksin. Alın teri dökeni koruyacaksın. Üçüncü strateji; Güçlü bir sosyal devlet kurmak zorundayız. Sosyal devlet fakirin fukaranın yanında olan devlettir. İşsizliğin, yoksulluğun olduğu yerde huzur olmaz. Teknolojiyi bilimi takip etmek zorundasınız. Osmanlı’nın batışı sanayi devrimini kaçırmaktan olmuştur. Teknolojiyi takip etmek zorundayız. Sürdürülebilirlik. 4. ayak da bu. İşi ehline vermek zorundayız. Devlet Planlama Teşkilatı vardı. Yok oldu. Elin oğlu, 50, 100 yılı planlıyor. Biz yarın sabah ne olacağını bilmiyoruz.

Halkına saygı duyan bir rejim istiyoruz

Baskıcı bir yönetim değil halkının sözlerini sıkıntılarını özgürce bile getirebileceği sözlerin ifade edebileceği rejime geçmek istiyoruz. Bu demokrasi içinde devlet dediğimiz kurumun önemli bir görevi vardır o görev olmazsa olmaz. Devlet şeffaf olmak zorundadır devlet milletine hesap vermek zorundadır yani Devleti yönetenler millete hesap vermek zorundadır.  Demokrasilerde millet yöneticilerden hesap sorar. Devlet milletine şeffaf olmak, hesap vermek zorundadır.

Güçlendirilmiş sistemden yanayız

Birileri rahatsız olacak ama devleti namuslu insanların yönetmesi lazım. Devleti soyulacak bir insan gibi görmemeleri lazım. Kaybeden biz oluyoruz, 83 milyon. O yüzden Millet İttifakı olarak güçlendirilmiş bir sistemden yanayız. Devletin bir insanın eline teslim edilmemesi lazım. Bu devlet fazilet, erdem, bilgi üzerine kurulmuştur. Talan üzerine inşa edilen bir devlet yaşayamaz. Cumhurbaşkanının tarafsız olmaması lazım. Her gün konuşmaması lazım. Ayın belli günlerinde konuşur herkes de ne söyleyecek diye dinler. Cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım. Hakemdir. Şimdi bunu yapacak cumhurbaşkanı yok Türkiye’de. Erdemli, namuslu kişi olması lazım. Egemen güçler tarafından mal varlığı ile tehdit edilmemesi lazım. Boğazından haram lokma geçmemesi lazım.” Dedi.

Hatice Dursun  

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.