Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Haber Girişi: 28.06.2021 - 14:43, Güncelleme: 28.06.2021 - 14:43

BTB Başkanı Gündüzalp; Çiftçi para kazanamadığı için tarlasını ekmiyor!

 

BTB Başkanı Gündüzalp; Çiftçi para kazanamadığı için tarlasını ekmiyor!

Burdur Ticaret Borsası Başkanı Veteriner Hekim Ömer Faruk Gündüzalp, Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gazetecilere yönelik olarak sunum eşliğinde tarım sektörünün genel bir değerlendirmesini yapan Başkan Gündüzalp, sorunlar ve çözüm önerileri hakkında açıklamada bulundu. Üretimin önündeki engelleri girdi maliyetlerinin yüksekliği, yaşanan nüfus(kırsal), kuraklık ve su kaynakları olarak sıraladı.
Burdur Ticaret Borsası’nca planan projeler; -BAKA tarafından fizbilete raporu onaylanan Satış Salonu’na yıl sonuna kadar hizmete geçirmek. -Böylelikle alıcı ve satıcıyı bir araya getirerek, Borsamıza getirilen ürünleri daha hızlı, daha güvenilir ve daha rekabetçi bir ortamda gerçek değerinde alım/satımını sağlamak, -Ürünlerin analiz değerleri , fiziksel  özellikleri gibi kriterlere göre ayırarak, açık artırma usulü ile uygun fiyata satışını yaptırmak. Ticaret Borsası Başkanı toplantıdaki açıklamasında; “Burdur Ticaret Borsası 27 Nisan 1989 tarihinde ise resmen faaliyete geçerek, 23 Mayıs 1989 tarihinde Ticaret ve Sanayi Odası binasında fiilen hizmete başlamıştır. Müteşebbis heyette; merhum Uğur VELİCANGİL, merhum Mehmet ACUN, Bekir KOYUTÜRK, Mesut EKİNCİ, Hasan TAYLAN ve Ali DİKİCİ yer almıştır. Borsa’da yeterli meslek komitesi oluşturulamadığı için 14 üyeli meclis ve 5 üyeden oluşan yönetim kurulu ile yönetim kadrosu oluşmuştur. 5174 sayılı Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nda Borsa’nın tanımı şöyle yapılıyor: Ticaret borsaları; zirai ve hayvansal ürünlerin fiyatlarını arz ve talebe göre oluşan, bu fiyatların tescil ile ilan edildiği organize kuruluşlardır. Girdi maliyetleri her hafta zamlanırken, çiftçinin ürünleri aynı oranda maalesef artmıyor. Türkiye’de şuanda girdi maliyetlerinden dolayı ekilemeyen 2 milyon hektar arazi bulunuyor. Kısacası çiftçi para kazanamadığı için tarlasını ekmiyor, üretim yapmıyor. Gübre fiyatları ikiye katladığı için gübre kullanamayan çiftçilerin sayısı da az değil. Gübre kullanmayınca rekolte düşüyor, çiftçimizin maliyeti daha da yükseliyor. Girdi fiyatlarındaki aşırı yükselmenin sonucunda, rekabet gücümüzü kaybediyoruz. Gübre fiyatları, çeşitlerine göre yüzde 110 ila 140 arasında arttı. Örneğin 12 ay önce üre gübre ton fiyatı 1750 TL. Bugün üre gübre ton fiyatı 4200 TL. YEM FİYATI, geçen yıla göre  % 100 arttı. 12 ay önce yaklaşık 80 lira olan kesif yem. Bugün 160 liraya dayandı. Mazot fiyatı, geçen yıla göre % 41 arttı. 12 ay önce 5,31 olan mazot fiyatı, bugün 7,50 liraya dayandı. Çiğ süt fiyatı ise, geçen yıl Haziran ayına göre % 21,73 arttı. 12 ay önce 2,30 lira olan çiğ süt fiyatı, bugün 2,80 liradan alınıyor. Üreticimizin para kazanabilmesi için öncelikle süt üretim maliyetini azaltması gerek. Bunu yapabilmek içinse korunga, yerli fiğ, macar fiğ, yem bezelyesi vs. gibi kaba yemlere ağırlık verilmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı, her yıl et ve süt fiyatlarında, fiyat aralığı belirlediği gibi girdi maliyetlerine de taban ve tavan fiyatı belirmeli. Yaptırım gücü olan, planlama yapan, yem sektörünü de içini alan, 6 aylık-1 yıllık plan ve fiyat ortaya koyabilen, gerektiğinde üreticiyi de yön veren bir yapı oluşturulmalı. Türkiye’deki bitki örtüsü ve geviş getiren hayvanların beslenme fizyolojisi dikkate alındığında, küçükbaş hayvancılığa özel önem verilmeli. Çiftçimizin borç yapılandırma ihtiyacı artmıştır. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinde takibe düşen borçların faizlerinin hazine tarafından ödenip, anaparanın 5 yıl vadeye bölünerek tahsil edilmeli. Su kaynaklarımızın yüzde 70’inin kullanıldığı tarım sektöründe, geleceğimizin emaneti suyumuzu tasarruflu kullanmaya yönelik eğitici, teşvik edici, yönlendirici uygulamaları hayata geçirilmeli. Yem hammaddelerinin üretimini arttırmak için yem bitkileri üretimi ve meraların etkin kullanımı teşvik edilmeli. İklim ve arazi koşulları gözetilerek Bakanlık tarafından üretim planlaması yapılmalı. Endüstriyel tarım ürünleri olan Anason, Rezene, Haşhaş ve Susam gibi bitkiler, Bakanlık tarafından doğrudan desteklenmeli, bu ürünlere özel teşvik verilmelidir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kriz algılama lider olmalı, iklim değişikliğine bağlı kuraklık nedeniyle herhangi bir ürün tedarikinde üretici ve tüketici sorun yaşamamalı. TKK’lar, gübre ve zirai ilacı çiftçimize daha pahalıya satarak üreticilerimizin tepkisini çekmektedir. Tarım Kredi Kooperatifleri yeniden yapılandırılarak, işletme maliyetlerini düşürecek tedbirler almalı. Yem de desteği talep ettik Üreticiye çuval başı yem desteği verilmesi konusunda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na rapor sunduk ve raporda yer alan sorunların ivedilikle çözümünü talep ettik. Bu talebe istinaden, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Mayıs ayında katıldığı televizyon programında, küçük aile işletmelerine yem desteğinin verileceğini duyurdu. Finansal ve İstikrar Kalkınma Komitesi video konferans toplantısında, çiftçi borçlarının ertelenmesi tabelinde  bulunduk. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 'Akdeniz Bölgesi Oda/Borsa Başkanları İstişare Toplantısında, ORKÖY kredi geri dönüşümlerinin ertelenmesini talep ettik. Bunun sonucunda, kredi desteklerine ait borçlar, 3 ay faizsiz ertelendi. Yine TOBB Akdeniz Bölgesi Oda/Borsa Başkanları İstişare Toplantısında: KGF garanti vermediği için Denizbank kooperatiflerimize Nefes Kredisi kullandırmıyordu. Kooperatiflerimizden gelen bu talebi, TOBB’a ilettik. Talebimize istinaden, Borsa üyesi kooperatiflerimizde Nefes Kredisi kullanmaya başladı. Sorunları en fazla dile getiren Borsa olduk Tarımın sorunlarını sürekli olarak dile getirmemiz, raporlarımızı TOBB’a ileterek, TOBB Ekonomi Şurasında Cumhurbaşkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan’a aktarılması, tarım konusunda uzmanlaşan ünlü yazar Ali Ekber Yıldırım’ın köşesine konu oldu. Kuraklık desteği talebinde bulunduk TOBB Akdeniz Bölgesi İstişare toplantısında, kuraklık yaşayan illerdeki üreticilere dekar bazlı kuraklık desteği verilmesini talep ettik. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan tarafından ürün kaybı yaşayan üreticilere 100 liraya kadar destek verileceğini açıkladı.” Dedi. Hatice Dursun
Burdur Ticaret Borsası Başkanı Veteriner Hekim Ömer Faruk Gündüzalp, Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gazetecilere yönelik olarak sunum eşliğinde tarım sektörünün genel bir değerlendirmesini yapan Başkan Gündüzalp, sorunlar ve çözüm önerileri hakkında açıklamada bulundu. Üretimin önündeki engelleri girdi maliyetlerinin yüksekliği, yaşanan nüfus(kırsal), kuraklık ve su kaynakları olarak sıraladı.

Burdur Ticaret Borsası’nca planan projeler;

-BAKA tarafından fizbilete raporu onaylanan Satış Salonu’na yıl sonuna kadar hizmete geçirmek.

-Böylelikle alıcı ve satıcıyı bir araya getirerek, Borsamıza getirilen ürünleri daha hızlı, daha güvenilir ve daha rekabetçi bir ortamda gerçek değerinde alım/satımını sağlamak,

-Ürünlerin analiz değerleri , fiziksel  özellikleri gibi kriterlere göre ayırarak, açık artırma usulü ile uygun fiyata satışını yaptırmak.

Ticaret Borsası Başkanı toplantıdaki açıklamasında;

“Burdur Ticaret Borsası 27 Nisan 1989 tarihinde ise resmen faaliyete geçerek, 23 Mayıs 1989 tarihinde Ticaret ve Sanayi Odası binasında fiilen hizmete başlamıştır. Müteşebbis heyette; merhum Uğur VELİCANGİL, merhum Mehmet ACUN, Bekir KOYUTÜRK, Mesut EKİNCİ, Hasan TAYLAN ve Ali DİKİCİ yer almıştır. Borsa’da yeterli meslek komitesi oluşturulamadığı için 14 üyeli meclis ve 5 üyeden oluşan yönetim kurulu ile yönetim kadrosu oluşmuştur.

5174 sayılı Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nda Borsa’nın tanımı şöyle yapılıyor: Ticaret borsaları; zirai ve hayvansal ürünlerin fiyatlarını arz ve talebe göre oluşan, bu fiyatların tescil ile ilan edildiği organize kuruluşlardır. Girdi maliyetleri her hafta zamlanırken, çiftçinin ürünleri aynı oranda maalesef artmıyor. Türkiye’de şuanda girdi maliyetlerinden dolayı ekilemeyen 2 milyon hektar arazi bulunuyor. Kısacası çiftçi para kazanamadığı için tarlasını ekmiyor, üretim yapmıyor. Gübre fiyatları ikiye katladığı için gübre kullanamayan çiftçilerin sayısı da az değil. Gübre kullanmayınca rekolte düşüyor, çiftçimizin maliyeti daha da yükseliyor. Girdi fiyatlarındaki aşırı yükselmenin sonucunda, rekabet gücümüzü kaybediyoruz. Gübre fiyatları, çeşitlerine göre yüzde 110 ila 140 arasında arttı. Örneğin 12 ay önce üre gübre ton fiyatı 1750 TL. Bugün üre gübre ton fiyatı 4200 TL. YEM FİYATI, geçen yıla göre  % 100 arttı. 12 ay önce yaklaşık 80 lira olan kesif yem. Bugün 160 liraya dayandı. Mazot fiyatı, geçen yıla göre % 41 arttı. 12 ay önce 5,31 olan mazot fiyatı, bugün 7,50 liraya dayandı. Çiğ süt fiyatı ise, geçen yıl Haziran ayına göre % 21,73 arttı. 12 ay önce 2,30 lira olan çiğ süt fiyatı, bugün 2,80 liradan alınıyor. Üreticimizin para kazanabilmesi için öncelikle süt üretim maliyetini azaltması gerek. Bunu yapabilmek içinse korunga, yerli fiğ, macar fiğ, yem bezelyesi vs. gibi kaba yemlere ağırlık verilmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı, her yıl et ve süt fiyatlarında, fiyat aralığı belirlediği gibi girdi maliyetlerine de taban ve tavan fiyatı belirmeli. Yaptırım gücü olan, planlama yapan, yem sektörünü de içini alan, 6 aylık-1 yıllık plan ve fiyat ortaya koyabilen, gerektiğinde üreticiyi de yön veren bir yapı oluşturulmalı. Türkiye’deki bitki örtüsü ve geviş getiren hayvanların beslenme fizyolojisi dikkate alındığında, küçükbaş hayvancılığa özel önem verilmeli. Çiftçimizin borç yapılandırma ihtiyacı artmıştır. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinde takibe düşen borçların faizlerinin hazine tarafından ödenip, anaparanın 5 yıl vadeye bölünerek tahsil edilmeli. Su kaynaklarımızın yüzde 70’inin kullanıldığı tarım sektöründe, geleceğimizin emaneti suyumuzu tasarruflu kullanmaya yönelik eğitici, teşvik edici, yönlendirici uygulamaları hayata geçirilmeli. Yem hammaddelerinin üretimini arttırmak için yem bitkileri üretimi ve meraların etkin kullanımı teşvik edilmeli. İklim ve arazi koşulları gözetilerek Bakanlık tarafından üretim planlaması yapılmalı. Endüstriyel tarım ürünleri olan Anason, Rezene, Haşhaş ve Susam gibi bitkiler, Bakanlık tarafından doğrudan desteklenmeli, bu ürünlere özel teşvik verilmelidir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kriz algılama lider olmalı, iklim değişikliğine bağlı kuraklık nedeniyle herhangi bir ürün tedarikinde üretici ve tüketici sorun yaşamamalı. TKK’lar, gübre ve zirai ilacı çiftçimize daha pahalıya satarak üreticilerimizin tepkisini çekmektedir. Tarım Kredi Kooperatifleri yeniden yapılandırılarak, işletme maliyetlerini düşürecek tedbirler almalı.

Yem de desteği talep ettik

Üreticiye çuval başı yem desteği verilmesi konusunda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na rapor sunduk ve raporda yer alan sorunların ivedilikle çözümünü talep ettik.

Bu talebe istinaden, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Mayıs ayında katıldığı televizyon programında, küçük aile işletmelerine yem desteğinin verileceğini duyurdu. Finansal ve İstikrar Kalkınma Komitesi video konferans toplantısında, çiftçi borçlarının ertelenmesi tabelinde  bulunduk. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 'Akdeniz Bölgesi Oda/Borsa Başkanları İstişare Toplantısında, ORKÖY kredi geri dönüşümlerinin ertelenmesini talep ettik. Bunun sonucunda, kredi desteklerine ait borçlar, 3 ay faizsiz ertelendi. Yine TOBB Akdeniz Bölgesi Oda/Borsa Başkanları İstişare Toplantısında: KGF garanti vermediği için Denizbank kooperatiflerimize Nefes Kredisi kullandırmıyordu. Kooperatiflerimizden gelen bu talebi, TOBB’a ilettik. Talebimize istinaden, Borsa üyesi kooperatiflerimizde Nefes Kredisi kullanmaya başladı.

Sorunları en fazla dile getiren Borsa olduk

Tarımın sorunlarını sürekli olarak dile getirmemiz, raporlarımızı TOBB’a ileterek, TOBB Ekonomi Şurasında Cumhurbaşkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan’a aktarılması, tarım konusunda uzmanlaşan ünlü yazar Ali Ekber Yıldırım’ın köşesine konu oldu.

Kuraklık desteği talebinde bulunduk

TOBB Akdeniz Bölgesi İstişare toplantısında, kuraklık yaşayan illerdeki üreticilere dekar bazlı kuraklık desteği verilmesini talep ettik.

Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan tarafından ürün kaybı yaşayan üreticilere 100 liraya kadar destek verileceğini açıkladı.” Dedi.

Hatice Dursun

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.