Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Haber Girişi: 01.06.2021 - 13:03, Güncelleme: 01.06.2021 - 13:03

Atatürk’e hakaret infial yarattı!

 

Atatürk’e hakaret infial yarattı!

Eğitim-iş Burdur Şubesi Başkanı Erkan Putgül son zamanlarda Cumhuriyet değerlerine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yapılan hakaretleri kınayan bir basın açıklaması yaptı;
Atamız’a hakaret edenlerin peşini bırakmayacağız. Türkiye Cumhuriyeti demek Gazi Mustafa Kemal Atatürk demektir. AKP'nin tarikatlarla düzenlediği bir siyasi şov eşliğinde camiye çevrilen İstanbul'un kıymetlilerinden Ayasofya'nın engin kubbesi, yine ve yeniden nankör sözlerle kirletilmiştir. Camiye çevrildiği gün Diyanet İşleri Başkanı'nın büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'e dil uzatmasının ardından bu kez bir başka imam, onun açtığı yoldan gitmiş ve aynı nankörlüğü sürdürmüştür. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı Ayasofya'daki 29 Mayıs'taki hafızlık konulu programda Mustafa Demirkan adlı imamın ülkemizin kurucusu Atatürk'e lanet okuması toplumda adeta infial yaratmıştır. Utanmaz imam, "Öyle bir zaman geldi ki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze haline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kafir kim olabilir..." diyerek içindeki Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığını kusmuş, buna da dini alet etmiştir. Bu cüretkarlıktan daha acı olan ise devletin başında bulunan Cumhurbaşkanı'nın küfürden farksız bu sözleri huşu içinde dinlemesidir. Atasına sevgisi ve vefası hiçbir zaman azalmayan Türk halkı, bu hakarete her mecradan tepki göstererek gerekli mesajı verse de Atatürk'ün aziz hatırasının ve Cumhuriyet'in her zaman koruyucusu olan Eğitim-İş olarak, elbet bize de iş düşmüştür. Öncelikle hadsiz imamın "daha zalim ve daha kafir kim olabilir" ifadesini bir soru kabul ederek cevap verelim: - Bir zalim arıyorsan bu toprakları düşman zulmünden kurtaran büyük komutan Mustafa Kemal Atatürk'e değil, onun hatırasına utanmazca saldıranlara bakabilirsin. - Daha zalim arıyorsan, onun kurduğu ülkede, onun kurduğu Diyanet'ten para alırken ona dil uzatan alçaklara bakabilirsin. - "Vakıf emanetine aykırı davranarak lanetlenen bir zalim" görmek istiyorsan, onun halka açtığı ve dokunulmasın dediği Atatürk Orman Çiftliği'ne dahi göz dikenlere, O'nun toplum kalkınsın diye açtığı kurum ve fabrikaları özel sektöre peşkeş çekenlere, O'nun adına okul tabelalarında bile tahammül edemeyenlere bakabilirsin. "Daha kafir kim olabilir" sorusuna gelince; - Arapça tanrı tanımaz anlamına gelen "kfr" ve örtmek, gizlemek anlamına gelen "kafara"dan öğrenmeye başlayabilirsin. "Kendisine yapılan bir iyiliği örtmek, nimeti yalanlamak" anlamına gelen 'kafara'da, bu ulusun en büyük nimeti olan Cumhuriyet'i yalanlayan sen kendini bulabilirsin. Atatürk olmasa içine girecek bir cami dahi bulamayacak olsan da ona dil uzatma gafletine düşecek kadar iyiliği örten sen, "kafara"da kendi tanımını görebilirsin. "Kafir"in, "kafara"nın izini süreceksen, bu halka özgürlüğünü kazandırmak suretiyle yapılan en büyük iyiliği örtmeye çalışan kendinden başlayabilirsin. Haber Merkezi
Eğitim-iş Burdur Şubesi Başkanı Erkan Putgül son zamanlarda Cumhuriyet değerlerine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yapılan hakaretleri kınayan bir basın açıklaması yaptı;

Atamız’a hakaret edenlerin peşini bırakmayacağız. Türkiye Cumhuriyeti demek Gazi Mustafa Kemal Atatürk demektir.

AKP'nin tarikatlarla düzenlediği bir siyasi şov eşliğinde camiye çevrilen İstanbul'un kıymetlilerinden Ayasofya'nın engin kubbesi, yine ve yeniden nankör sözlerle kirletilmiştir.

Camiye çevrildiği gün Diyanet İşleri Başkanı'nın büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'e dil uzatmasının ardından bu kez bir başka imam, onun açtığı yoldan gitmiş ve aynı nankörlüğü sürdürmüştür. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı Ayasofya'daki 29 Mayıs'taki hafızlık konulu programda Mustafa Demirkan adlı imamın ülkemizin kurucusu Atatürk'e lanet okuması toplumda adeta infial yaratmıştır.

Utanmaz imam, "Öyle bir zaman geldi ki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze haline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kafir kim olabilir..." diyerek içindeki Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığını kusmuş, buna da dini alet etmiştir. Bu cüretkarlıktan daha acı olan ise devletin başında bulunan Cumhurbaşkanı'nın küfürden farksız bu sözleri huşu içinde dinlemesidir.

Atasına sevgisi ve vefası hiçbir zaman azalmayan Türk halkı, bu hakarete her mecradan tepki göstererek gerekli mesajı verse de Atatürk'ün aziz hatırasının ve Cumhuriyet'in her zaman koruyucusu olan Eğitim-İş olarak, elbet bize de iş düşmüştür.

Öncelikle hadsiz imamın "daha zalim ve daha kafir kim olabilir" ifadesini bir soru kabul ederek cevap verelim:

- Bir zalim arıyorsan bu toprakları düşman zulmünden kurtaran büyük komutan Mustafa Kemal Atatürk'e değil, onun hatırasına utanmazca saldıranlara bakabilirsin.

- Daha zalim arıyorsan, onun kurduğu ülkede, onun kurduğu Diyanet'ten para alırken ona dil uzatan alçaklara bakabilirsin.

- "Vakıf emanetine aykırı davranarak lanetlenen bir zalim" görmek istiyorsan, onun halka açtığı ve dokunulmasın dediği Atatürk Orman Çiftliği'ne dahi göz dikenlere, O'nun toplum kalkınsın diye açtığı kurum ve fabrikaları özel sektöre peşkeş çekenlere, O'nun adına okul tabelalarında bile tahammül edemeyenlere bakabilirsin.

"Daha kafir kim olabilir" sorusuna gelince;

- Arapça tanrı tanımaz anlamına gelen "kfr" ve örtmek, gizlemek anlamına gelen "kafara"dan öğrenmeye başlayabilirsin. "Kendisine yapılan bir iyiliği örtmek, nimeti yalanlamak" anlamına gelen 'kafara'da, bu ulusun en büyük nimeti olan Cumhuriyet'i yalanlayan sen kendini bulabilirsin. Atatürk olmasa içine girecek bir cami dahi bulamayacak olsan da ona dil uzatma gafletine düşecek kadar iyiliği örten sen, "kafara"da kendi tanımını görebilirsin. "Kafir"in, "kafara"nın izini süreceksen, bu halka özgürlüğünü kazandırmak suretiyle yapılan en büyük iyiliği örtmeye çalışan kendinden başlayabilirsin.

Haber Merkezi

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.