Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Anasayfa 30 Ağustos ulusça kutlandı Bu haber 240 kez okundu.
Haber Girişi: 30.08.2021 - 15:03, Güncelleme: 30.08.2021 - 15:03

30 Ağustos ulusça kutlandı

 

30 Ağustos ulusça kutlandı

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde düzenlenen çelenk sunma töreniyle başladı. Çelenk sunma programının ardından Valilik makamında tebrikler kabul edildi.
Gazi Atatürk Stadı’ndaki kutlama töreninde  İstiklal Marşı ve bayrağın göndere çekilmesinin ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından mehteran takımı gösterisi, şiir okunması ve tören geçişiyle kutlama sona erdi. Piyade Yüzbaşı Anıl Ufuk Şensöz törende yaptığı konuşmada; “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına önem teşkil 30 Ağustos 1922’de kazandığımız büyük zaferin 99. Yıldönümünü ulusça kutlamanın gurur ve heyecanını yaşıyoruz. Asil Türk milleti kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kastedenlere karşı 99. Yıl önce bugün kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle yeniden dirilerek topyekün bir varoluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları dünyada gelien fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda 1. Dünya Savaşı sonunda müttefikleri ile aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Müterakesi imzlanmış, imzalanan anlaşma ile 1 bin yıldır üzerinde kan dökerek can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devletleri ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması’da ulusumuza dayatılmıştır. İşgal güçleri girdikleri her yerde tarihi kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza, çocuklarımıza, dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen üzerimizde kara bulutların dolaştığı ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve onun dava arkadaşları bağımsızlım meşelaseni yakarak ya istiklal ya ölüm parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır. Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı füzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi ve hedefimize ulaşmaya muktedir olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır. Artık dünyanın en kahraman en savaşçı milletine düşen görev düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığı altında Türk kuvvetleri düşmanı beklemediği yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başardı. Avrupalıların 5-6 ayda geçilmez dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etti. Bu büyük zafer ile düşmana son darbede vuruldu. Ardından icra edilen takip harekatıylada 9 Eylül’de düşman İzmir’de denize döküldü. Dünya tarihçileri büyük taarruz için şu ifadeyi kullandı; ‘Türkler Mohaç Meydan Muharrebesi’nden yüz yıllar sonra yine parlak bir imha muharrebesi kazandılar. Bu harebelerde Türk ordusu çok kosa bir sürede kendisinden üstün düşman kuvvetlerinin büyük bir bölümünü imha ve esir etmiştir.” Dedi. Hatice Dursun
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde düzenlenen çelenk sunma töreniyle başladı. Çelenk sunma programının ardından Valilik makamında tebrikler kabul edildi.

Gazi Atatürk Stadı’ndaki kutlama töreninde  İstiklal Marşı ve bayrağın göndere çekilmesinin ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından mehteran takımı gösterisi, şiir okunması ve tören geçişiyle kutlama sona erdi.

Piyade Yüzbaşı Anıl Ufuk Şensöz törende yaptığı konuşmada;

“Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına önem teşkil 30 Ağustos 1922’de kazandığımız büyük zaferin 99. Yıldönümünü ulusça kutlamanın gurur ve heyecanını yaşıyoruz. Asil Türk milleti kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kastedenlere karşı 99. Yıl önce bugün kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle yeniden dirilerek topyekün bir varoluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir.

1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları dünyada gelien fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda 1. Dünya Savaşı sonunda müttefikleri ile aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Müterakesi imzlanmış, imzalanan anlaşma ile 1 bin yıldır üzerinde kan dökerek can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devletleri ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması’da ulusumuza dayatılmıştır. İşgal güçleri girdikleri her yerde tarihi kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza, çocuklarımıza, dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen üzerimizde kara bulutların dolaştığı ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve onun dava arkadaşları bağımsızlım meşelaseni yakarak ya istiklal ya ölüm parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır. Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı füzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi ve hedefimize ulaşmaya muktedir olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır.

Artık dünyanın en kahraman en savaşçı milletine düşen görev düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığı altında Türk kuvvetleri düşmanı beklemediği yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başardı. Avrupalıların 5-6 ayda geçilmez dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etti. Bu büyük zafer ile düşmana son darbede vuruldu. Ardından icra edilen takip harekatıylada 9 Eylül’de düşman İzmir’de denize döküldü. Dünya tarihçileri büyük taarruz için şu ifadeyi kullandı; ‘Türkler Mohaç Meydan Muharrebesi’nden yüz yıllar sonra yine parlak bir imha muharrebesi kazandılar. Bu harebelerde Türk ordusu çok kosa bir sürede kendisinden üstün düşman kuvvetlerinin büyük bir bölümünü imha ve esir etmiştir.” Dedi.

Hatice Dursun

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.