Özelleştirmeler yapıldı. Satılmayan fabrikamız mı kaldı? Enerjimize, benzinimize bindirildi vergiler, eşeğe yüklenir gibi. Besicilik mi yapabiliyoruz? Hayır! Bana inanmıyor musunuz? Türkiye'nin en büyük iki besicilik şirketleri Banvit ve Koç, et üretiminden çekiliyor. Her şeyimiz ucuz ucuz başkalarına peşkeş çekilirken, sen nasıl uyursun ey milletim!
Avrupada kupa kazanan ilk Türk takımı Efes Pilsen oldu. Oldu da noldu? Anıtı dikildi, göğe uzanan iki el üstünde yarısı kesilmiş basketbol topu figürü yaptılar, "Kadeh bu" dediler, söktüler. Spor kulüpleri ve takımlarının isim ve tanıtımlarında alkollü içki markalarını çağrıştıran isim, logo, amplem ve işaret kullanılamaz dediler. Basketbol oynayan her çocuğun "Peter Naumoski, Peter Naumoski ve sayıııı" diye bağırmasını sağlayan takımı, KORAC Kupası'nı getiren, ligde en çok şampiyon olan, en çok Türkiye Kupası'nı kazanan takımını, *Koca Çınarı' devirdiler, sen yine uyuyorsun be ey milletim!
Birçok konuda olduğu gibi, yaptıkları uygunsuz konuşmalarla, "Askerlik, yatma yeri değildir" dedi Başbakanımız, şehitlerimizin bulunduğu sınırdaki mevzide, Türk topraklarında yere çöktü, Bakanlar Meclis'te horul horul uyurken fotoğraflandı, ama sen bunuda görmedin, uyuyor muydun ey milletim?
12 Eylül Referandumu yapıldı. Konuda bilgili, baskıya gelmeyen tüm köşe yazarları, gazeteciler, siyasetçiler bas bas bağırdı; "12 Eylül Darbecileri yargılanamaz. Uluslararası kanunlar var. Suç, işlendiği zaman, eğer suç sayılmıyorsa, daha sonra o suçtan yargılanamaz." Yargılanamaz yaşa gelmiş, çoğu ölmüş darbecileri yargılamak, 12 Eylül 2010'da süre aşımına uğrayan davayı yargılamak istediler, Hadi uyuyorsun ey milletim, aranızda hukuk bilende mi yok?
Bir sınav sistemi getirdiler ki, herkes perişan. En güvenilir merkezlerden olan ÖSYM'de bile at koşturdular, sorular çalındı, yüzlerce kişi birinci oldu. Polis Yüksekokulu sınavlarında bile, halen daha 2 kitapçık kayıp. Hal böyleyken, kendisine haksızlık yapılan öğretmenler, çıktıkları televizyon programlarında diplomalarını yırtarken, karşılarında bulunan devlet büyükleri ağızlarını bile açamazken, sen nasıl televizyonun karşısına geçip, "Çalışıyor bu adamlar" dersin ey milletim?
"Millete efendilik yoktur. Hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden, onun efendisi olur" demiş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bu adamlar gazeteciye, yoksula, güçsüze, hastaya eziyet etmiş, hizmeti bırak, var olan hizmeti de elinden almaya çalışmış, kimseyi duymadıysanız ATA'nızı da mı duymadınız ey milletim?
"80 yıldır yapılamayanları biz yapıyoruz" dedi Başbakanımız. Yanlış mı? Hayır, katiyen doğru. 80 yıldır kimsenin cüret bile edemeyeceği işler yaptılar, 2002'den bu yana.
* Türk Telekom, Arap'ın.
* Telsim, İngiliz'in.
* Kuşadası Limanı, İsrailli'nin.
* İzmir Limanı, Hong Konglu'nun.. .
* Araç muayene işi, Alman'ın.
* Başak Sigorta, Fransız'ın.
* Adabank, Kuveytli'nin.
* İETT Garajı, Dubaili'nin.
* Avea, Lübnanlı'nın.
* Petkim? Ermeni'nin. (Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bi çıkardık. Ermeni...)
* Rakı, Amerikalı'nın.
* Finansbank, Yunanlı'nın...
* Oyakbank, Hollandalı'nın.
* Denizbank, Belçikalı'nın.
* Türkiye Finans, Kuveytli'nin.
* TEB, Fransız'ın.
* Cbank, İsrailli'nin.
* MNG Bank, Lübnanlı'nın.
* Alternatif Bank, Yunanlı'nın.
* Dışbank, Hollandalı'nın.
* Şekerbank, Kazak'ın.
* Yapı Kredi'nin yarısı, İtalyan'ın.
* Turkcell'in yarısı, Finli'nin Rus'un.
* Beymen'in yarısı, Amerikalı'nın.
* Enerjisa'nın yarısı, Avusturyalı'nı n.
* Garanti'nin yarısı, Amerikalı'nın.
* Eczacıbaşı İlaç, Çek'in.
* İzocam, Fransız'ın.
* TGRT (Fox), Amerikalı'nın.
* Demirdöküm, Alman'ın.
* Döktaş, Fransız'ın.
* Süper FM, Kanadalı'nın.
Ee, bunları sattınız, geriye kalanları kendiniz aldınız ya da almaktasınız. Ey benim milletim! Hadi uyudun, çok gürültü vardı da kulaklarında duymadı, ruhunuzu da mı kaybettiniz de, o bile duymuyor artık?










