Bilim adamlarının tespitlerine göre, ki bu araştırmalar, yüzyıllardır bilim adamlarının uğraşları içinde olmuştur, güneş üzerindeki leke döngüsü güneşin ısısının artabileceği ya da kış uykusu dönemine girebileceğine dair emareler olarak kabul ediliyor. Güneş üzerindeki lekeler, her 11 yılda artıyor veya azalıyor. Bu da dünya genelinde ısı yükselmesi ya da ısı artması konusunda ön belirti olarak bilim adamlarına fikir veriyor. Sonuç itibariyle; şu günlerde tespit edilen şey, güneşin beklenmedik şekilde, uzun sürecek, çok zayıf bir faaliyet dönemine girdiği. Geçmişte, güneşin uzun dönem zayıf manyetik faaliyete girdiğinde dünyanın soğuma ve buzullaşma yaşadığı tespit edilmiş. Hatta öyle ki, bu dönemler boynca atmosfer soğumuş, atmosferin büzülmesi kutuplarda manyetik fırtınalara bile yol açmış ve bütün bunlar gösteriyor ki; dünya yeni küçük bir 'buzul çağı' dönemine girmenin arefesinde. Ancak bilim adamlarını kaygılandıran şey, bu döngünün 11 yıllık periyot süresi değil. Bilim adamları, güneşin faaliyetlerindeki bu azalmanın 1645'den 1715'e kadar yani 70 yıl süren uzun buzul çağı döneminin önümüzdeki yıllarda tekrardan yaşanabileceği. Geçmişteki tespitlere göre; Avrupa kıtasının yaşadığı mini buzul çağında sıcaklıklar 03 santigrat derece düşmüş. Bilim adamlarının tespitlerini aktaran, internetten derlediğimiz bilgi şöyle;
İngiltere'de yapılan iklim araştırmasında şok sonuçlar çıktı. Dünyada 1997 yılından beri hava sıcaklıkları yükselmiyor. Küresel ısınma devri bitti, mini buzul çağı başlıyor.
Buzul Çağına Giriyoruz
Küresel ısınma derken, "küresel soğumaya" doğru gidiyoruz. 70 sene sürecek bir "küçük buzul çağı" başlayabilir.
İngiliz bilim adamları, bu kış mevsiminin Avrupa kıtasında çok soğuk geçeceğini açıkladılar.
Güneş aktivitelerini kaydeden NASA uydularının verilerini inceleyen İngiltere Meteoroloji Dairesi uzmanları, Güneş'in faaliyetlerinin Dünya üzerindeki sıcaklıklara, zannedildiğinden daha çok tesir ettiğini ortaya koydu.
11 yıllık bir döngü izleyen Güneş'te bu döngü sırasında kimi zaman daha fazla patlamalar yaşanıyor. Bu yıl olduğu gibi patlamaların az yaşandığı dönemde ise, Dünya'da kışlar Avrupa, ABD ve Rusya'da daha soğuk, dünyanın güney bölgelerinde ise daha sıcak geçiyor.
Çünkü Güneş'te meydana gelen patlamalar, atmosferin dünyaya en yakın ikinci tabakası olan stratosferin daha fazla ultraviyole (UV) emmerek ısınmasını ve dünyayı da daha çok ısıtmasını sağlıyor. Fakat Güneş aktivitesi azaldığında, bu tabakaya daha az ışın ulaşarak, ısınmayı zorlaştırıyor ve bu da o yıl kışın kuzeyde daha soğuk geçmesine neden oluyor.
Uzmanlar Güneş aktivitelerinde global ısınmanın bir tesiri bulunmadığını, 11 yıllık döngü sırasında patlamalarda görülen artış ve azalmaların Güneş'in olağan faaliyeti olduğunu söylüyorlar.
Güneşte beklenmedik yavaşlama
Amerikalı astronomlara göre ise, Güneş beklenmedik şekilde uzun sürecek çok zayıf bir faaliyet dönemine girdi.
Bu durumun dünyanın iklimini etkileyebileceğini belirten bilim adamları, güneşin uzun bir süre sükûnet dönemine girdiğinin işaretleri olan, üzerindeki lekelerde belirgin bir azalma ve kutuplarına yakın bölgelerdeki faaliyetlerinde yavaşlama gözlemlediler.
Bu alanda üç ayrı araştırma yapan ABD'nin Ulusal Güneş Gözlemevi ve Hava Kuvvetleri Laboratuarı'nda görevli bilim adamları, Güneş'te 2008'de başlayan şu anki döngünün,
yüzeyindeki lekelerin sayısı, içindeki faaliyeti, görünen yüzeyi ve tacıyla azami seviyeye ulaşmasından, bundan sonraki döngünün çok yavaş olacağını düşündürdüğünü özellikle vurguluyorlar.
Ulusal Güneş Gözlemevinin direktör yardımcısı Frank Hill "eğer yanılmıyorsak, Güneş'in şu anki döngüsü uzun yıllar sürecek yavaşlama dönemi öncesindeki son azami faaliyeti" diyerek, bu olguyu "beklenmedik ve alışılmadık" olarak niteledi ve bunun uzayın keşfinden dünyanın iklimine kadar çok sayıda konuyu etkileyeceğini belirtti.
Geçmişte, Güneş'in uzun dönem zayıf manyetik faaliyete girdiğinde, Dünya'da da soğuma ve buzullaşma görülmüş, bu dönemler boyunca atmosfer soğumuş ve iletişim sistemlerini bozacak şekilde atmosferin büzülmesine ve kutuplarda manyetik fırtınalara yol açmıştı.
Amerikalı bilim adamları, birbirinden tamamen ayrı üç gözlemin de aynı sonuca işaret ettiğini ve Güneş üzerindeki leke döngüsünün bir kış uykusu dönemine girilmekte olabileceğini gösterdiğini söylediler.
Güneş üzerindeki lekeler her 11 yılda bir (bir döngünün süresi) artıyor veya azalıyor, iki döngünün sonunda manyetik kutuplar yer değiştiriyor.
Ancak bilim adamları, Güneş'in faaliyetlerindeki bu azalmanın, Güneş üzerinde hiç leke görülmediği 1645'ten 1715'e 70 yıl süreyle Avrupa'nın küçük bir buzul çağı yaşadığı dönemin ikincisine yol açıp açmayacağını kesin olarak bilmiyorlar.
Avrupalı araştırmacılar, Güneş'teki faaliyetlerin önemli biçimde azalmasının bile dünyada insanın neden olduğu karbondioksit salımının yol açtığı ısınmayı telafi etmeyeceğini belirterek, hesaplara göre, geçmişte Avrupa kıtasının yaşadığı mini buzul çağında sıcaklıkların 0,3 santigrat derece düştüğünü, BM uzmanlar komisyonunun ise yüzyıl sonuna kadar sıcaklık artışı tahmininin 3,7 ile 4,5 santigrat olduğunu vurguluyorlar.
Anlaşılan o ki, takvim yapraklarında bulunan bu hesaplar yakında tarih olacak:
Bir sene, Hızır Günleri (Yeşil Mevsim) ve Kasım Günleri olmak üzere ikiye ayrılır. Mayıs ayının 6'sında Hızır Günleri ile yaz başlar ve 186 gün sürerek, 7 Kasım'da sona erer.
Kasım Günleri de, Kasım ayının 8'inde başlar, Şubat ayının 29 çektiği yıllarda 180 gün, diğer yıllarda ise 179 gün sürer.
Hızır Günleri yaz devresini, Kasım Günleri de kış devresini gösterir. Kasım Günleri'nin başlamasından birkaç gün sonra gelen, Pastırma Yazı denilen sıcak günlerin sonunda, havalar iyice soğumaya başlar.
Dünya gündeminin değişmez maddelerinden biri olan küresel ısınma, bir grup İngiliz bilim insanına göre bitti. İngiliz Meteoroloji Dairesi'yle prestijli iklim araştırma çalışmalarıyla tanınan East Anglia Üniversitesi'nin, sonuçlarını geçtiğimiz hafta yayımladığı ortak araştırmaya göre, küresel ısınmanın yerini artık, 'mini buzul çağı' alıyor.
Soğuk hava dalgasının adı Almanya ve Doğu Avrupa'da Cooper diye anılıyor. 30 bin ayrı meteoroloji ölçüm istasyonundan gelen verilere dayanarak gerçekleştirilen çalışmada, dünyada hava sıcaklıklarının yükselmesinin, 1997 yılında durduğu bulgusuna ulaşıldı. Dahası, önümüzdeki 15 yılın, Güneş faaliyeti nedeniyle daha da soğuk geçmesi bekleniyor. '25. Döngü' denilen bu süreçte sıcaklıklar 2022'de dibe vuracak. Öyle ki, 1790 ile 1830 yılları arasında Avrupa Kıtası'nda ortalama sıcaklıkları 2 dereceye kadar düşüren soğuklara ulaşılması, hatta bunun da ötesine geçilmesi, olası senaryolar arasında sayılıyor.











