Çarşamba, 23 Mayıs 2012
Bulutlu

21°C

Bulutlu
Nem: %35


°F / °F


°F / °F


°F / °F


°F / °F

IMKB100 59.738
Değişim: %0,12
piyasalar yukari
ALTIN 100,17
Değişim: %-0,34
piyasalar aşağı
USD 1,7610
Değişim: %-1,32
piyasalar aşağı
EUR 2,3710
Değişim: %-7,18
piyasalar aşağı
GBP 2,8014
Değişim: %-4,75
piyasalar aşağı
Son Güncelleme: 2012-02-26 16:05:28

Gazeteler

« Mayıs 2012 »
Pzt Sal Çrş Per Cum Cmt Paz
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      

Son Yorumlar

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün5165
mod_vvisit_counterDün7834
mod_vvisit_counterBu Hafta21156
mod_vvisit_counterGeçen Hafta54864
mod_vvisit_counterBu Ay208501
mod_vvisit_counterGeçen Ay186321
mod_vvisit_counterToplam520267

Sitede şu an: 21 ziyaretçi, 113 arama botu var
Pazartesi, 17 Ocak 2011 08:00

"Çamur at izi kalsın mantığıyla hayır yapan insanları hayırdan alıkoydular"

Yazan 
Öğeyi Oyla
(0 oy)

       Gazetemizin Şehirde ve Ülkede Gündem Köşesi’ne konuk ettiğimiz, Özürlüler Derneği Yönetim Kurulu eski üyesi, işadamı Yavuz Kaya, Özürlüler Derneği’nin geçmiş dönemlerde, kendisinin yönetim kurulu üyeliği yaptığı süreçte, yaptığı çalışmalara, genel olarak Burdur Belediyesi’nin 2010 yılı çalışmalarına, şehirdeki ticari yaşamın 2010 yılı değerlendirmelerine, şehrimizi mecliste temsil eden milletvekillerinin meclisteki performanslarına ve ilimizin sorunlarına sahip çıkmak konularındaki performanslarına ilişkin görüşlerini ortaya koydu.

       Hasan Türkel: Sizin görev yaptığınız dönem ve sonrasını mukayese edersek, ilimizde özürlülere ait çalışmalar ne durumda?

       Yavuz Mehmet Kaya: Maalesef bizim engellilerle ilgili aldığımız tedbirler ülkemizdeki bütün engellilerin çalışma hayatına veya tüm toplum hayatına katılmasına kafi gelmiyor. Bizim bir şekilde engellilerimizin hem bir tarafıyla meslek kazanmalarına, öbür tarafıyla çalışma hayatına katılmalarını mümkün hale getirecek ve toplum hayatının içerisinde günlük olarak aktif bir şekilde katılmalarını sağlayacak düzenlemeleri ve tedbirleri hayata geçirmemiz gerekiyor. ‘‘Hem işletmeleri özürlü çalıştırma konusundaki sıkıntılardan kurtaracağız hem de özürlülerimize daha fazla iş yaratma kapasitesine ulaşacağız’’ diyen bakan Ömer Dinçer gerçekten bir şeyler yapmak istiyorsa kamunun zorunlu olarak istihdam etmek durumunda bulunduğu 54.000 özürlüyü istihdam etsin bu yeterlidir. Özürlüler Derneği yatırımcı Dernek kimliğinden uzaklaşmıştır. Şu ana kadar yapılanların üzerine maalesef fazla bir şey konamamıştır. At ile rehabilitasyon projesi yarıda kalmıştır. Benim dönemimde okul yapıldı, aş ocağı açıldı, rehabilitasyon merkezi açıldı, iş atölyesi açıldı. Yöneticisi bulunduğum dönemde 28 özürlü istihdam edilmekte idi. Yapılan asılsız suçlamalar nedeni ile ayrıldım. Şahsımı suçlayarak Özürlülere sahip çıkacağını ifade eden merkezi ve yerel yöneticiler gereğini yapamamışlar ve 28 özürlü artık istihdam edilmemektedir. Ya mezarlıkta dilenci, ya birahanede gelgitçi ya da evinde mahkumdurlar. Beni suçlayanlara beni mahkemeye verin suçum ne ise bileyim dedim ama mahkemeye veremediler çünkü ortada bir suç yoktu. Çamur at izi kalsın. Çamur atanlar maalesef hayır yapan insanları hayırdan alıkoydular. Maalesef 14 yıllık arakadaşlarım bile Dernekler Müdürlüğünün soruşturma sonucunu bile açıklama cesaretini gösteremediler. Sivil Toplum üzerinde maalesef baskılar vardır. Bunun semeresini öteki dünyada çekecekler. Yaptığım basın açıklamaları bile yapılan ricalar üzerine yayınlatılmadı.

       H.T: Burdur Belediyesi’nin 2010 yılı çalışmaları değerlendirildiğinde tablo nedir? 2011 yılı beklentileriniz neler?

       “Belediye 100 üzerinden 40 aldı, başkanın çok çalışması gerekiyor”

       Y.M.K: Belediye 100 üzerinden 40 almıştır. Başkanın çok çalışması gerekir. İlin Cumhuriyet Meydanı düzenlemesi yapılmalıdır. Ancak Dünya standartlarına aykırı bir problem dururken bunu görmezden gelip bu işe kalkışmak abesle iştigaldir. Yeni proje de Şeker kavşağındaki meydanımsı şeye benzeyecekse aynı kalması daha iyidir. Önce otopark sorununu çözmelidir. Sola park uygulamasından derhal vazgeçilmelidir. Salı pazarı cehenneminden insanlar kurtarılmalıdır. İldeki ticaretin gelişimindeki rol belediye tarafından üstlenilmiyor. Ticaret ve Sanayi Odası ile Sivil Toplum Platformunun sesine kulak vermiyor, Kent Konseyine derhal işlerlik kazandırmalı, ben yaptım oldu bitti yerine hep birlikte yönetelim anlayışına dönülmelidir. Şehir içi ulaşım mutlaka çözülmelidir. Doğal gaz kazı çalışmalarında boru hattı döşendikten sonra tekniğine uygun örtülmeyen yerler vardır. Kaldırımın ortasına konan doğalgaz bağlantı aparatları binalara sıfır yapılmadığı için tekrar tekrar kaldırımlar bozulacaktır. Kontrolü iyi sağlanmıyor. Bu konuda seyirci kalınmıştır. Çalışmaların ardından derhal asvaltlama çalışması tekniğine uygun olarak yapılmalı, vatandaşın mal ve can güvenliği dikkate alınmalıdır. Yağışlı havalarda caddelerde oluşan su birikintileri ya esnafların vitrininde ya da vatandaşın elbisesinde son bulmaktadır. Dilenci ve seyyar satıcılar cennetine döndük. Otogar inşaatında araçların giriş çıkışı düşünülmemiştir. Özellikle donlu ve karlı havalarda araçlar rampadan kayarak kazaya neden olacaktır. Yeni yapılan hastanenin acil girişi de aynı şekildedir. Belediye olarak nasıl ruhsat verilir anlayamıyorum. Göl rekreasyon alanı projesi maalesef yerinde sayıyor. İlimizde eskiden konutları kooperatifler yapardı. Şimdi vatandaşın cebindeki parası ile satın aldığı ama çok övünülen Tokilerde özürlü rampalarının eğimi maalesef imar kanununa aykırıdır. Belediye yapılan yanlış uygulama konusunda uyarılmasına rağmen maalesef ruhsat vermiştir. Akıllı otomasyon projesi sınıfta kalmıştır. Senir suyu projesi temcit pilavına döndü. Evet parklar yapılıyor ama bakımını yapamamışsın ne işe yarar. Parkların bakımını yapacaksın, ışıklandıracaksın ki kent güzel bir görünüm alsın. Giriş çıkışları yeşillendireceksin çöpten kurtaracaksın ki kent olduğumuzu anlayalım. Acaba Ankara’ya kaç tane büyük proje sunuldu merak ediyorum. Güçlü iktidar güçlü belediye sloganı ile AKP adayı başkanlığı kazanmıştır. Halktan biri olarak ilk başkanlık devralındığında belediyenin İller Bankasına, şahıslara ve tüzel kişiliklere borcu ne kadardı, iktisadi işletmeleri de dahil 2010 sonu itibarı ile ne kadar öğrenmek istiyorum. Zira CHP ve AKP belediye meclis üyesi arkadaşlar yerel televizyonda yapılan yayında farklı rakamlar telaffuz etmişlerdir. Bunun doğrusu nedir halk endişe ile merak ediyor. İktidardan hibe şeklinde belediye yatırımları için toplam ne kadar ödenek alınmıştır? Kentlinin görüşü alınmadığı için Oluklaraltı ve Atatürk caddeleri meyhaneler caddesine dönüşmüştür. Nahoş hareketlerin kolayca filizlenebileceği yeni belirlenen saha ise trafik kazaları ve uyuşturucu kullanımının kolayca yapılabileceği ıssız bir yer olarak seçilmiştir.

       H.T: İldeki ticari yapıyı ve bu alanda yaşanan sorunları, bir işadamı gözüyle değerlendirdiğinizde tespitleriniz neler?

       “Toplu Konut uygulaması ticarette dönen parayı il dışına aktardı”

       Y.MK: Ticaret açısından değerlendirecek olursak, ilimizdeki toplu konut yapımı ticarette dönen parayı fayda bırakmadan il dışına aktarmıştır. İşyeri kira bedelleri şu andaki cirolarla ve kar marjı ile artık zor karşılanmaktadır. Gazi Caddemizde 200-400m2 lik işyeri sayısı yok denecek kadar azdır. Olanları da bankalar yüksek kira ödeyerek tutmaktalar. Günü kurtarma telaşındaki esnaf karını, ciro yetersizliği nedeni ile bankalarla paylaşmakta ileriyi görememektedir. Gerek siyasi partiler, gerek dernekler ve gerekse Sosyal Yardımlaşma tarafından yapılan yardımlarda ki gözlenen artış ise halkın içinde bulunduğu zorlukları gözler önüne sermektedir.

       H.T: Ticaret Odasında yapılan bir değerlendirme de Ticaret Odası başkanı Yusuf Keyik, ilimizin iktidar partisi milletvekillerini başarılı bulmadığın dile getirip, eleştiriler yaparak serzenişte bulundu. İktidar milletvekili Bayram Özçelik de hem kendi adına, hem de Mehmet Alp adına yaptığı özeleştiri de kendilerini başarılı bulmadıklarını ya da yeterli olunmadığını ortaya koydu. Bu konuda sizin tespitleriniz neler?

      “Milletvekillerinin üçünü de başarısız buluyorum”

       Y.M.K: Milletvekillerimizin 3’ünü de başarısız buluyorum. Elbette yapmaya çalıştıkları iyi şeyler de olmuştur. Bunları üniversite, ek hastane, duble yol, doğalgaz ve yetersiz de olsa tarıma verilen destekler ama kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde Ticaret odası sıkıntılarını aktarıyor, vekiller de başarısız oldukları konuları itiraf ediyorlar. Sn Vekillerim halk sizden iş sahaları istiyor, fabrikalar istiyor, bunların olması için teşvikler istiyor. İlimiz kalkınmış bölgeler sınıfında 2. bölgede yer alıyor. Oysa 3 ile 4. bölgede olmalı. Sanayicinin büyük bir bölümü borç batağında, faiz oranları düştü deniliyor ama enflasyonun çok üzerinde faiz ödüyor. Sesini çıkaramıyor. Madem ki sanayici yıllardır teşvik istiyor, vekiller bu konuda neden gereğini yapamıyor. Sivil toplumla neden irtibat kuramıyor. Tek sebebi yukarıya karşı şirin görünmek, koltuğunu sağlam tutmak. Hodri meydan yapamıyorsanız halkı, sanayiciyi, köylüyü işçiyi arkanıza alın. Pancar, tütün, anason, nakliye Burdurlu tarımcının vazgeçilmezleri. Şeker Fabrikanı organize edip gelişmesi için ne yaptın, sigara ve süt fabrikanı kurmayı neden düşünmedin, ilimize hangi fabrika kazandırıldı? Sen sanayicinin önünü açmalısın. Dünyanın en pahalı petrol ve elektrik enerjisini kullanan sanayici artık imdat ben ölüyorum diyor bu sese kulak vermelisiniz. İhracat artsın diyorsun ama sırtından vuruyorsun. İhracat yapan sanayiciye ucuz mazot ve elektrik teşviki istiyoruz. Muhalefet olarak da neden yapmadığını sorgulamalısın. Sivil toplumla diyalog içerisinde olmalısın. Onlarla toplantılar düzenlemelisiniz. Besicilere uygulanan teşvikler geç kalmıştır ama yerindedir. BAKA tarafından sunulan hibeler yeni başlamıştır. Güzel bir uygulamadır. Ancak büyük sanayici de küçük kobi de aynı tastan su içmektedir. Oysa sınırlama getirilmelidir. Büyük sanayiciler kurumsallaştıkları için pastadan daha fazla pay alırlarken küçükler maalesef bakakalacaklardır diye düşünüyorum. İş kurda biriken parayı 20-30 günlük eğitim parası adında dağıtmayıp, daha rasyonelce harcamalısın. Bu parayı fabrikalar kurulması için harcayacaksın ki kişiler iş bulabilsin. İşsizler küresel ekonomi çağında verilecek 27.000. TL.lik küçücük kobiler olarak acımasızca sermaye çarkının dişlileri arasında kaybolmaya mahkumlardır. O para kiraya, muhasebeye, bağkura, işyeri ruhsat parasına yetmez. Makine almaz. Ne üretip, ne satacak ki?. Daha 2. aydan sonra borçlanmaya başlayacak. Yine Tapu kayıtlarını bir inceleyin. Vatandaş evini neden ipotek yaptırmış, icra dosyalarındaki artışı görmek için 15 yıllık dönemi kıyaslayın, halkın önünde 2010 yılı icra dosyalarını açıklayın, memur ve işçi ne kadar kredi ve kredi kartı kullanmış ve neden onlarca kredi kartı kullanmak zorunda kalmış araştırın ki sonra da şapkanızı halkın önüne koyun. 70.000.lik ilin kaç kişisi borçlu? Ülkenin bölünmesi için neler yapıldı, kardeşlik için neler yapıldı bir bakın, hangi mahkemeler ne için nerelerde kuruldu? Hep iyileri açıkla kötüleri sakla. İşte bu olmuyor. Hiç kimse alınmasın sadece düşüncelerimi tarafsızca kamu oyuna aktarmak istedim. Eleştiriler mükemmele ulaştıran yapı taşlarıdır. Başbakanımızın geleceği şu günlerde ilimizde fırsatlar yaratılması için bu olumsuzlukları sergiledim. Başbakanımızın yaptığı gibi olumsuzluklardan fırsat yaratabiliriz. Yeterki sivil toplum, vekil, belediye ve valilik olarak elbirliği oluşturalım.

        İl İdaresi ve eğitimle ile ilgili görüşlerimi de fırsat olursa daha sonra açıklayacağım.

Okunma 295 defa

Yorum Ekle

Lütfen doldurulması gereken tüm alanları (* ile belirtilen) doldurunuz. Yorumunuz incelendikten sonra yayına alınacaktır. Temel HTML kodları geçerlidir.