2011'in, Düzenli Depolama Alanı inşaatı ve o inşaata finansal destek bulma uğraşılarıyla ilerlediğini belirten Şaban Kırcı, 2012 yılı ortalarına doğru yeni alanın tamamlanacağını ve böylelikle 2040 yılına kadar çevresel anlamda faaliyete geçen bir tesisin açılacağını vurguladı. "Çocuklarımıza çok daha temiz ve yaşanabilir bir çevre bırakmak amacımız vardı, bu sayede inşallah buna kavuşacağız." diyerek açıklamasını sürdüren Temizlik İşleri Müdürü Kırcı, Haziran sonu itibarıyla tüm Burdur'u kapsayan çalışmanın hizmete açılacağını, tüm Burdur'un özel bir kent olduğunu, göllerinin uluslar arası anlaşmalarla koruma altında bulunduğunu ve Burdur'un tüm atığınının bu toplama merkezinde toplanacağını belirtti. Kırcı, Belediyeler Birliğini oluşturan 29 belediyeye her zaman çağrıda bulunup, İl Özel İdaresi'nin de bu çalışmaya paydaş olmasını beklediklerini, destek geldiğinde tüm Burdur'un çöplerinin toplanarak daha temiz bir çevrede yaşam imkanı oluşacağını söyledi.
Doğalgaz çalışmalarına da değinen Kırcı, açıklamasında "Altyapı yatırımları hakikaten maliyetli yatırlardır. Bunda sadece parasal değil, insan yaşamına da maliyet gelir. Yapılması gerekmektedir fakat siz rahatsız olursunuz, sıkıntı çekersiniz. Dolayısıyla doğalgaz, bizleri ve halkımızı gerçekten de üzdü. Biz bu anlamda düşünmemiş; program dahilinde bir yer kazılır biz arkasından kapatır asfaltlarız diye düşünmüştük ama malesef firma öyle çalışmadı ve başınabuyruk çalıştı. Bizler kontrol etmeye çalışsak da iş zaman zaman çığrından çıktı, karşı karşıya gelmeler oldu. Sonuçta altyapısı tamamlanan yerlerde biz asfaltlama ve kaldırım çalışmalarına devam ediyoruz. Bunu yaparken, merkez trafiği sıkışmış durumda. Bunu çözmek, açmak için yeni güzergahlar ve yerler belirliyoruz. Yunus Emre Caddesi ve Serdaroğlu Caddesi bunun örneklerinden. Trafiğin daha rahat akması için bu iki cadde arasında bulunan adada tek yöne dönüştürüldü, kesişen sokaklarla birlikte rahat bir trafik akışı sağlandı. Kaldırım çalışmaları ise sürüyor. Doğalgazın döşendiği yerlerde asfalt çalışması yapılıyor. Bir asfalt pilentimiz var, Fen İşleri Müdürümüz bu konuda gerekli bilgiyi verir. Sultan Deresine Fen İşleri Şantiye sahasına yeni bir asfalt pilenti ve hemen yanına da çelincırı kurulmak üzere. Böylelikle asfalt işleri eskisinden çok daha hızlı yürüyecek ve bu yeni sistemde daha fazla ve kaliteli asfalt üretilecek. Önümüzdeki yaz sonuna kadar eğer alt yapıyı tamamlayabilirsek Burdur'un asfaltsız sokağı kalmayacak diye düşünüyorum." görüşlerini ortaya koydu.
Temizlik İşleri Müdürü Kırcı, 2011 yılının kendisini en çok etkileyen olaylar nelerdir sorusuna karşılık "Burdur 2011'de şantiyeye dönüştü. Bu aslında çocukluğumuzdan itibaren görmek isteyipte göremediğimiz bir şeydi. Burdur artık yenileniyor, Burdur artık kabuk değiştiriyor, ben buna çok seviniyorum. Burdur artık yüzünü- peçesini açıyor diyebiliriz. Bir Kültür Merkezimiz var, bu birçok kentte olmayan bir merkez olacak çünkü özel bir projeydi. malesef, otogar gibi bir şanssızlığa yakalandık. Bu, malesef bütün Burdur'un içerisinde bir yaradır diye düşünüyorum. Ancak bu işler kanunla yapılıyor. Kamu İhale Kanunu'nun bizlere izin verdiği ve yönlendirdiği süreçler böyledir. Otogar tamamlanmış olsaydı, şu anda burada bulunduğumuz bu alan ve mekanla ilgili çok ciddi projeler hayata geçirilecekti. Burada Burdur'un nefes alabileceği kocaman bir meydan oluşacaktı. Bundan elbetteki vazgeçilmedi ama gecikmeler bizleri üzmektedir. Burdur bu alana- meydana çok güzel bir belediye binasıyla birlikte kavuşacaktır. Bunların dışında sokak sağlıklaştırma çalışmaları; bugün ile geçmişimizin arasındaki sanki bir bağ gibi oldu. Nostaljik ve hoş özelliğiyle güzel durduğunu düşünüyorum. Bunun sadece bir cephe yapısı ve giydirme olduğunu bilmemize rağmen, bunlar görenleri cezbetmektedir. Kent, tarihi dokusuyla buluşuyor. Yukarı Pazar, tarihiyle tatlı bir mimari, aşağıya iniyorsunuz İstasyon Caddesinde kocaman binalar ve şehirleşme örnekleriyle iki faktör de iç içe duruyor. bundan dolayı muazzam bir kentte yaşıyoruz diye düşünüyorum. Kıymetini bilmek lazım!" dedi. Kırcı, yeni otogarın sözleşmesinin feshedildiğini, bilirkişi heyetinin oradaki üretimleri yerinde tespit ettiğini, meselenin sonuçlanmasının ardından, yeni otogarın kalan kısmı için (muhtemelen) ihaleye gidilip tamamlanacağını belirtti. Kırcı, yeni garajın mevcut yapısında bir yıkım ve bozulma olmayacağını, imalat ne kadar ise bunun hesaplanıp, kalan kısmının eksiklerinin tamamlanacağını ifade etti ve "Bu hem idarenin hem Burdur'un şanssızlığı olmuştur. Ancak kanuni süreçler böyle işlemektedir. Yeni garaj bir süre ertelenmiş gibi oldu ama sonuçta tamamlanacaktır." görüşünü savundu.
Temizlik İşleri Müdürü Şaban Kırcı, AVM için inşaata başlanmak üzere sözleşmenin imzalandığını ve inşaatına başlanacağını belirtti ve belediyenin araç parkurunun kazandırılan yeni yeni araçlarla genişleyip geliştiğini sözlerine ekledi. Kırcı, AB müktesebatında çevre konusunun görüşülüp, bu konuda yönetmeliklerin hergün yenilendiğini, ellerine gelen yönetmelikleri takip ettiğini, buna örnek olarak geçen yıl okullardan 487 kilogram atık pil toplandığını vurguladı. Atık pilleri alıp, geri dönüştürebilen tek firmanın TAP adlı firma olduğunu söyleyen Temizlik İşleri Müdürü Kırcı, firmanın, bu vesile ile Burdur'u pilot il ilan ettiğini ve okullar arasında ödüllü bir yarışma düzenlendiğini ve de bu yarışmanın duyurusunun okullara yapıldığını kaydetti. Pilin çevreye olan zararlarının bilincinde bulunan Burdur halkını kutlamak istediğini dile getiren Kırcı, bunların dışında tehlikeli atıklar başlığı altında tıbbi atıklar olduğunu belirterek, "Tıbbi atıkları, Burdur merkezden uzaklaştırarak sterilize edilmesini sağlıyoruz. Bu devam edecek bir çalışma. 2010 yılı 1 Ocak'tan itibaren Burdur topraklarına 1 gram bile tıbbi atık düşmedi. Tümü toplanıp, sterilizasyon merkezine gönderiliyor ve sterile edilip, Burdur'a dönmeden depolanıyor. Bu anlamda tıbbi atık üreticilerinden gerekli ücreti alıyoruz ancak evinde tıbbi atık üreten varsa; böbrek hastalarının sıvılarını çöpe atmasınlar, bedelsiz ve nokta olarak biz bunu evinden ücretsiz alabiliriz, tıbbi atık değil ama evlerde kullanılmayan ilaçlar çöpe atılmasın, bize teslim etsin biz o ilaçları bertaraf ederiz. Tıbbi malzemeler ve ilaçlar evsel atıklar arasında olmamalıdır. Biz bununla ilgili ayrıntılı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Düzenli depolama alanımız hizmete girince, bu alanımıza geri dönüşümü olabilen artıklar giremez! Yürüyen programlarımız kapsamında evlerde de ayrıştırmalar yapıyoruz. Toplu konutların daha yoğun olduğu yerlerde başladık, mahallelerden gönüllü olanlar var ise 2012'den itibaren ağırlık vereceğimiz için yardımcı oluruz. Kağıt, cam, plastik, metal gibi atıklar için mavi poşetler veriyoruz, bu poşetlere koyup belirli saatlerde evlerden dışarı çıkarılacak ve biz onları toplayacağız. Bunlarla Düzenli Depolama Alanımızda geri dönüşebilen atık çıkmayacak. Önümüzdeki süreçte kamuya ait yerlerden veya kaldırımlardan konteynırları kaldıracağız, bu kaldırılan konteynırları temizleyip, boyayıp okullarımıza geri dönüşüm kutuları olarak vermeyi düşünüyoruz. Eğer insanlar, yalnızca bertaraf edilebilecek atıkları, çöpleri ve evsel atıklarını bertaraf için bize verirlerse geri dönüştürdüğümüz malzemeden ekonomik katkı sağlayacağız ve düzenli depolama alanımıza yalnızca depolanacak malzemeyle dolduracağımız için 30- 40 yıl gibi ömrü olacak. 180 dönümlük alanı mümkün olabildiğince kullanmalıyız. TOKİ'de 4 kişilik çekirdek ailelerde mavi poşet uygulaması başlattık. Evlerde, yaklaşık 15 günde poşetler dolar ve sonrasında Bakanlığımız tarafından lisanslı firmaya bu poşetleri toplayıp, ekonomiye katkı sağlıyoruz." dedi.
Hafriyat toprağı ve yıkıntı atıkları için sıkıntılar yaşandığını vurgulayan Temizlik İşleri Müdürü Şaban Kırcı, Burdur'daki nakliye ve hafriyatçılar tarafından belirlenen alanın kullanılmadığını ifade edip, hafriyatlara yeni bir alan bulma şanslarının olmadığını belirtti. Burdur'da dokunulabilecek hiçbir alanın olmadığını, alanlarda fidanlar bulunduğunu ve Burdur'da fidanların geç büyüdüğünü belirten Kırcı, İstiklal Yerleşkesi'nin üst kısmında doldurulacak 2,5 milyon metreküplük alan bulunduğunu ama oraya hafriyatların gitmediğini vurguladı. Kırcı, o alana atıkları bırakmayıp, refüj ve yol kenarlarına bırakıldığı için Burdur'un bir kent olduğunun unutulduğunun altını çizdi. Ve uygunsuz dökenler için 'bugün döktüğünüz şeyler ların sizin kendi ayağınıza dolaşıyor.' ifadesini kullandı. Hafriyat anlamında işin sonuna gelinmediğini, uygunsuz hafriyat dökenler için cezai yaptırımların azalmadan devam edeceğini, atık lastikler konusunda da çalışmaların sürdüğünü belirten Kırcı, yılsonu itibarıyla 10 kamyon üzerinde atık lastik toplandığını söyledi.
Kırcı, atık lastikler konusunda: "Bunlar, belediyemizin üzerinde yük. Aslında yönetmelik gereği, lastik satanların, sattığı lastiklerin yerine eskisini alması gerekiyor. Bizde ise belediyenin alması isteniyor. Biz alıyoruz ama belediyemize ciddi maliyetler getiriyor. Sürücülere mesajımız, eğer araçlarının lastiklerini değiştiriyorlarsa eski lastiklerini, yeni lastik satın aldıkları firmalara bıraksınlar. lastikçiler de geri dönüşüm merkezleri gibi düşünülmelidir. Ayrıca işinize yaramayan lastiği tekrardan eve götürmeniz çok anlamlı birşey değil." görüşlerini ortaya koydu.
Elektronik eşya atıklarının da önemini vurgulayan Temizlik İşleri Müdürü Kırcı, atılacak elektronik eşyaların atılmasından önce Burdur belediyesine haber verilmesini istedi ve "Biz, 2012'den itibaren elektronik eşyaların atılması günleri belirleyeceğiz. Çok acil atılması gereken elektronik eşyalar varsa bize haber vermeleri durumunda bizler nakliyesini yaptırabiliriz. Elektronik eşyalar, örneğin; eski buzdolapları, bozuk televizyonlar, monitörler, radyolar, teypler gibi atıkları çöpe atmasınlar." dedi.
İlerleyen süreçte, ayrıştırılmış ürünlerin lisanslı firmalara verilip, o firmalar eliyle ayrıştırmaların 4 grupta yapılacağını dile getiren Temizlik İşleri Müdürü Şaban Kırcı, evlerde birlikte ayrıştırmanın bile bir avantaj olduğunu, geri dönüşüme gidecek malzemelerin karışık olarak bulunmasının bile yeterli olduğunu belirtti.
Sobadan çıkartılan küllerin soğutularak dökülmesi gerektiğini kaydeden Kırcı, açıklamasının devamında, konteynırlarda yangınlar çıktığını ve bunun en masum yangın olduğunu söyledi. Sönmemiş küller nedeniyle çöp alanına giden karayolunda araç yangını çıktığına dikkat çeken Kırcı, çöp toplama araçlarının da konteynırlar gibi zarar gördüğünü, 2011 yılında yanan çöp arabaları olayları yaşadıklarını ve bu sebeplerden dolayı çok defa malzeme boşalttıklarını vurguladı. Bunlarla birlikte çöp kamyonunda insanların bulunduğunu ve insan sağlığına da zarar verildiğini söyledi. Belediye olarak, kül bidonları da bıraktıklarını ancak vatandaşların bu bidonlara rağmen konteynırlara kül atmalarıyla zarar verildiğini belirten Şaban Kırcı, "Konteynırın yanlarına araç parkları da yapılıyor ve bu hem o konteynırın alınmamasına hem de konteynırda çıkan yangının araçlara zarar vermesine neden oluyor. Külün soğutularak dökülmesi gerekiyor. söndürülmeyen küller, konteynırı, çöp taşıma aracını ve hatta çöp depolama alanını yakıyor." dedi.
Saatli çöp toplama ve konteynırların kaldırılması konusunda çalışma başlattıkları ifade eden Kırcı, "2009'dan beri süregelen bir uygulama var. Atatürk, Kışla, Hatip Hoca, Cumhuriyet Caddeleri gibi ana arterlerde konteynırların kaldırılması ve saatli çöp toplama uygulaması var. İnsanların saatli çöp toplama ve konteynırların kaldırılması konusunda çekinmemeleri gerekiyor. Bu çalışmaya ilk başlarken, bu bölgelerde çok sıkıntı çektik. Ama; konteynır yer kaplayan bir malzeme, ya sizin dükkanınızın önünde bir yere konulacak ya da benim dükkanımın önüne konulacak. Sonuçta her halukarda her koşulda herkes bu durumdan rahatsız. size geldiğinde haksızlık edilmiş gibi düşünüyorsunuz, öbür tarafta olduğunda da öbür kişi haksızlık gibi düşünüyor. Bu bir hizme götürme ama insanların algısı bu yönde oluyor. Konteynırların kaldırıldığı bölgelerde önceleri rahatsızlıklar yaşandı ama bir süre sonra insanlar tartışılacak bir mesele olmadığını fark etti. Konteynırlara ne kadar iyi bakarsanız bakın, ne kadar iyi temizlerseniz temizleyin bir süre sonra bakteri, koku ve sinek yapıyor. İnsanlar bir süre sonra ne kokunun, ne sineğin ne de tartışmanın olmadığının farkına vardı. Halen bir kaç noktada sıkıntımız var, insanlar çöplerini bırakmaya devam ediyor ama umuyorum bu da yakında aşılacaktır. Bu anlamda bir süre sonra Burdur halkı, bu uygulamayla gerçekten de rahat edecek. Konteynırların kaldırılması yok edilmesi anlamına gelmiyor. Kişiler, evsel çöplerini genellikle sabah işe giderken attığına göre çöp toplama saatlerini buna göre geliştirdik. Şehri gece toplanma ve gündüz toplanma diye ikiye ayırdık. Gündüz temizlenecek alanlara saat 08.00'da çıkıyoruz. Gündüz toplanan yerlerde, biz toplamışsak ve insanlar çöp çıkartma saatleri dışında evsel çöplerini çıkartmamışlarsa, akşam dönerken tertemiz bir sokak ve tertemiz bir cadde görecekler. Çıkartılan çöpleri seri bir şekilde toplayabilmemiz, açığa eleman çıkarmamızı sağlar ve açığa çıkan elemanlarla da sokakların süpürülmesini artırarak, daha temiz sokak ve caddeler oluşacak. Saatli çöp toplama işi sistemli olduğu zaman bizim de elemanlarımız vardiyalı ve sabit şekilde çalışma imkanı bulacaklar. Böylelikle Burdur'da 7/24 temizlik için eleman hazır bulunacak. Konteynırlar kaldırılınca, siteler ve konutlar kendi çöp saklama alanlarında evsel çöplerini muhafaza edebilirler. Ortak kullanılar alanlarda ise çöpler olmayacak. Kaldırımlar yayaların, yollar arabaların olacak. Konteynır ve çöplerden herkes rahatsız. Dolayısıyla toplumdan bu konuda ciddi destekler var." dedi.
Çöpten enerji elde etme projeleri geldiğini, bu kapsamda finansını sağlayabilecek ve atık yok edecek her öneriyi kabul edeceklerini söyleyen Temizlik İşleri Müdürü Kırcı, şimdiye kadar yaptıkları çalışmalar dahilinde kendi enerjisini ancak çıkaracak sistemler gördüklerini, bunun bir faydasının bulunmadığını ve ileri teknolojik sistemlerin ise çok çok maliyetli olduğunu belirtti. Temizlik İşleri Müdürü Şaban Kırcı, açıklamasının son bölümünde şunları kaydetti: "Çöpten kurtulmak bizim de derdimizdir. İnsanlar 'ben çöpü, çöp tenekesine attım benden uzaklaşacak' diye düşünmemelidir. Çöpler, bu tarafa gelmek için çırpınıyor. Naylonlar, kumaşlar, plastikler bu tarafa gelmek için koşturuyorlar. Uzaklaştırdığınızda sizden gittiğini düşünmeyin!"
Haber: Haluk Sağlam












