Sagalassos, Kibüra ve Hacılar'da yapılan kazılardan çok önemli bulgular elde edildiğine, bu nedenle kazı sezonlarının çok verimli geçtiğine vurgu yapan Ekinci, 2012 yılında da yoğun bir çalışma temposu içine gireceklerini söyledi. 2011 yılında yapılan, devam edecek olan tüm kazı çalışmaları, resbtorasyonlar, yüzey araştırmaları ve diğer müzecilik faaliyetleri ile ilgili bilgi aktaran Ekinci, Bucak'taki tarihi mekanlardan bahsederken Kremna'ya dikkat çekerek, Kremna'nın arkeolojik önem açısından en az Sagalassos ve Kibüra kadar, hatta daha da öte bir öneme sahip olduğuna vurgu yaptı. Müze Müdürü Hacı Ali Ekinci'nin 2011 yılı değerlendirmesinde öne çıkan başlıklar şöyle;
Kavaklı Rum Kilisesi'nin dini motifleri gün yüzüne çıkarıldı
2011 yılı bizim açımızdan verimli oldu diyebiliriz. Her yeni yıl mutlaka ek işler yapıyoruz. Göreve başladığımdan bu yana her yıl işlerimiz artarak geldi. İlimizde devam etmekte olan üç tane akreolojik kazı var; kazılar bakanlığımızn izniyle yapılan ve bakanlığın denetiminde yapılan, kendi aktivitesi içerisinde sürüp giden kazılar. Lojistik olarak, diğer kazı başkanlığı ile müze arasında olan işler açısından her zaman olduğu gibi yardımlarımız oluyor. Kazı sezonu sonunda, kazı başkanları tarafından o yıl elde edilen eserler müzemize teslim ediliyor. Herşeyden önce kazıların başında, kazıları denetleyen bakanlık temsilcisi var. İlimiz sınırları içerisinde kazıların ötesinde Sagalassos, Kibüra ve 2011 yılı içerisinde kazılara başlanan Hacılar ekibinin dışında, yüzey araştırmaları da yapıyoruz. Kazılar bu yüzey araştırması ile başlıyor. Yüzey araştırması yapan İstanbul Üniversite hocalarımızdan Mehmet Özsait var. Uzun yıllardır bizim Pisidia bölgemizi çok iyi bilen ve gezen bir hocamız. Bu sene bölgemizde araştırmalarda bulundu. Bunun dışında Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümünden bir hocamız bölgemizde yüzey araştırması yaptı. Bu sene ikinci araştırmasını yaptı ve devam edecek. Aynı hocamız belki ileride Nurfettin Kahraman'ın da mufakkatını almak kaydıyla, Elmacık kazısını da sürdürebilir. Bu bizim için çok önemli. Elmacık kazısından çıkan eserlerin sergileneceği Kavaklı Rum Kilisesi şu anda restore ediliyor. Bunu herkes biliyor. Çok perişan durumda olan çatısı kapatıldı. İçerisinde hristiyanlık dini motifleriyle, süslemelerini restoratörler çıkartıyorlar. Önümüzdeki yıl restorasyon için yeni ek ödenekler çıktığında, asıl restorasyonu yapılacak. Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay, Kavaklı Rum Kilisesi'nin Doğa Tarihi Müzesi olarak kullanılabileceğini söylemişti, proje yapıldı ve tasdiklendi. Proje birkaç sene sonra tamamen gerçekleşmiş olur. Bu çalışma ilimizin kültür ili olması bakımından birkaç adım ileriye gitmesi demektir.
Müzecilik faaliyetlerimiz arasında müzedeki eserlerin bakım ve onarımlarını yapmak, depodaki eserlerimizin sınıflandırılmalarını sağlamak, onların yoğun bir şekilde konservasyonuna yönelik çalışmalarını yapılması da var. Kolleksiyondaki 60 bin tane eseri içeriye koymuşsak, bunları belki binlerce yıl saklayacak olmamızın bir bedeli var. Bunların konservasyonu ve restorasyonunu yapmak gerekiyor.
200'e yakın yerde arazi çalışması
İlimizde mermer ocakları, taş ocakları, hayvancılık faaliyetlerinin yapılacağı tesisleri biz önceden görüyoruz. Arazilerin arkeolojik öneme sahip olup olmadığını tespit edip rapor hazırlıyoruz. Bir yıl boyunca 200'e yakın yere gittik. Bu incelemelerin sonunda yeni arkeolojik öneme sahip yerler de keşfettik. Bizim elemanlarımız sürekli sahada bu çalışmaları sürdürüyorlar. Böyle bir örnekte var; yeni mezarlık alanının üst tarafındaki dağın sırasında bir kaya mezarı bulduk, tescil ettik. Orada bir kömür madeni tespit edilmişti ama biz orayı koruma altına aldık. Yatırımcıyı engelleme gibi bir düşüncemiz yoktur ama kültür varlıklarını korumak bizim görevimiz.
Sagalassos ve Kibüra kazıları
Sagalassos, Kibüra ve Hacılar'da kazılar verimli geçti. Kibüra'da bu yıl geniş bir alanda mozaikli bir döşem çıktı. Kibürada 2006 yılında başlayan kazılar, bu kadar kısa mesafede yapılamayan çok güzel kazılar yapıldı. Bu tarihi kentlere çevre düzenlemelir yapılarak turların düzenlenmesi için bir öngörüde bulunmak zor. Arkeolojik kazılar eşittir. Bilimsel bir çalışmadır. Hızlı bir çalışma yaparsak bilimsel veriyi yok ederiz. Bu kazıların sistemine, usulüne göre yapılması gerekir. Sagalassos kazılarının en güzel tarafı yeni bulunan kamusal yapıların ayağa kaldırılmasıdır. Bu diğer yerlerde yok. Ülkemizde 150 tane kazı yapılıyor. Bunu yapmayan birçok ekibinin elinden, bakanlık tarafından izinleri alınıyor. Eserleri çıkarmak değil, korumak önemli. Koruyamacaksak yerin altında dursun, korunsun. En güzel koruyucu topraktır. Koruyamazsak yazık olur.
Mağara araştırmaları
Boğaziçi Uluslararası Mağara Araştırma Derneği, Kızılin Mağarasını 1998 yılından bu yana biliyormuş. 2008 yılında mağaraya girdiklerinde, mağaranın bir galerisinde arkeolojik verilere rastlamışlar ve bunu bize ilettiler. Bizde bakanlığa ilettik. Gerekli izinleri 2009 yılında alarak Boğaziçi Uluslararası Mağara Araştırma Derneği elemanlarıyla birlikte, müzemdeki arkeoloğum Alime Çankaya, cesur bir şekilde buna karar verdi ve bu çalışmalara katıldı. Oradaki arkeolojik verilerin gün yüzüne çıkarılması gerekenleri çıkardık. Bucaktaki Seferyitiği Mağarasında Maden Tetkik Arama ekibi bir inceleme yaptı ve mağaranın turizm açısından değerlendirilebileceği ile ilgili raporu ortaya koydu. Bunu Burdur Valiliği ve Özel İdaremiz değerlendirmeyi düşünüyor. Toroslar mağara bakımından çok zengin.
Kremna çok çok önemli, kazıların mutlaka devam etmesi gerekiyor!
Kremna açıkçası, arkeolojik değer olarak Sagalassos kadar, hatta Sagalassos'tan, Kibüra'dan öte değerli ve önemli bir yer. Çünkü Keramna Roma döneminde çok önem verilen bir koloni kenti. M.Ö. 1. yüzyılın sonlarında göreve gelen büyük Roma imparatoru Augustus döneminde Pisidia bölgesinde 5 tane koloni kenti kuruldu. Buralarda Roma kültürünü yerleştirmek, yerli halka bu kültürü yerleştirmek için koloni kentleri seçtiler. Bunlardan bir tanesi Isparta Yalvaç'ta, bir tanesi Eğirdir'de, bir tanesi Bucak'ta Kremna, diğeri Bucak-Kızılkaya'da Ürkütlü'nün orada bulunan Komama kenti, diğeri ise Kemer ilçemizin Melenli köyünün hemen üst tarafındaki Kolbasa kenti. Bu 5 tane yerde koloni kenti kurulmuş. Kremna da da bir kazı olsun istiyoruz. Çünkü orada İngiliz Arkeoloji Enstitüsü vasıtasıyla 1971-72 ve 73 yıllarında, üç dönem küçük kazılar yapılmış. Müzemizde 10 tane birinci sınıf heykel var. Burada Prof. Dr. Jale İnan çok önemli çalışmalar yaptı. Sonra o haliyle kaldı. Önümüzdeki zamanlarda Kremna'da kazı neden olmasın?
İncirhan restorasyon bekliyor!
İlimizde o kadar önemli yer var ki. Bucak'ta sadece Kremna yok. İki tane önemli kervansaray var orada. Bir tanesini Adem Sak restore ettirdi. İncirhan öylece duruyor, restorasyon bekliyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü yap-işlet-devret modeliyle bu tür yerleri ihaleye çıkarıyor.
Uzaktan algılama tekniği müzede Kibüra gezisi
Bu sistemin adı 3 D değil, uzaktan algılama tekniği. Bunu yapan ODTÜ'den hocamız Refik Toksöz gelecek, tasarımını yapacak. Bunu ilk olarak başka müzelerde kullanmışlar. Henüz çalışma netlenmedi ama Kibüra'nın bu gösterimle bir kent gezimi mümkün olacak. Sagalassos ile ilgili şuanda Belçika'da devam etmekte olan sergi sonunda, orada sanal ortamda yapılan gösterimleri bize verecekler. Onlarda Sagalassos bölümünde yayınlanacak. Onun yanında bir heykel nasıl yontulur, yapılır, eğitim amaçlı bir uygulama var. Buna bir gösteri, fragman diyebiliriz. Yine Hacılar seramiklerinin , bu sanal ortamda seramik yapımını da uygulayacağız.
Haber: Hacer Zeren












