Burdur Gazetesi Pazar Hariç Günlük Siyasi Gazete www.burdurgazetesi.com
Künye Reklam İletişim Sitene Ekle Ana Sayfam Yap Giriş sayfam yap Sık kullanılanlara Ekle Sık kullanılanlara Ekle
07 Eylül 2010 Salı
Ana Sayfa
Köşe Yazarları
manşet
Güncel
Bölgemiz
Ekonomi
Spor
Eğitim
Sağlık
MAKÜ
Kültür Sanat
Röportaj
Konuk kalem
   ARŞİV
 
[ Gelişmiş Arama ]


   Çok okunanlar
   Yorumlar
    Linkler
Ankara Burdurlular
Antalya Burdurlular Der.
Askerlik İşlemleri
ATAM HOTEL
avrupada burdurlular
avrupadaki burdurlular
Burdur Belediyesi
Burdur Emniyet
BURDUR SU SPORLARI SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ
Burdur Valiliği
GAZETELER
Gebze Burdurlular
istanbul burdurlular
İzmir Burdurlular
kayhan ertuğrul makina
KÜÇÜKKAYA Spor tesisi
MAKÜ
özgür ansiklopedi
    Kısa Yollar

 Nöb.Eczaneler
Türkiye’de 5 senedir örgüt

03.02.2010
10 : 36  

Türkiye’de 5 senedir örgüt kirliliği var


Türkiye’de 5 senedir örgüt kirliliği var
Köy-Koop Başkanı Yıldız, gazetemize bir açıklama yaparak, “Türkiye’de örgüt kirliliği 5 senedir var. Türkiye’de iki tane kuruluş vardır yıllardır devam eden; Köy-Koop ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği. Bunların görevleri farklı farklıdır. Damızlık Birliği’nin görevi; suni tohumlamadır, soy kütüğüdür, hayvanları kayıt altına almadır. Köy Koop’da ‘üreticinin ürününü pazarlamak, onları maddi yönden destek vermek ve her türlü maliyetleri düşürmek, girdi teminini ucuza sağlamak, üreticinin ürününü en iyi fiyatla satmak’ görevini üstlenir. Bunlar varken, 1163 sayılı kanunla, kooperatifleri dağıtmak için, değişik çaplarda, değişik boyutlarda siyasi iktidarların istediği şekilde örgütler kurulmaya başlandı. Arkadaşımız yapmış bu açıklamaları ama bu yeni bir olay değil, arkadaşımız yeni mi uyanıyor? Tar-Koop’u kurdular, Hay-Koop’u kurdular, Süt Üreticileri Birliği kuruldu. Hatta bu birlik ilçeler bazında da kurulabiliyordu ama biz bunu sadece il merkezinde kurduk. Çalışma kolları uyumlu mu, değil. Pazarlamada lobi faaliyetini yapar diyor, Türkiye’nin birçok yerinde, mülkiyeti kendine ait olmadığı halde, fatura kesen süt üreticisi birlikleri var. Daha önceki yıllarda, süt desteklemesini kooperatiflere 5,5 kuruş verdiler, süt üreticileri birliği kanalıyla geçerse, 7 kuruş dediler. Bizde köylümüz biraz daha fazla para alsın diye desteklemeleri bir önceki yılda 7 kuruştan geçirdik. Yasaya göre, bu birliğin her ilçede kurulma hakkı var. Böyle olsaydı, 7 tane ilçelerde bir tanede merkez ilçede 8 tane birlik olacaktı. O zaman bu kirlilik daha da artacaktı.” dedi.
“Süt Üreticileri Birliği hükümetle geldi, hükümetle gider”
Aynı amaçla kurulan kooperatiflerin tek çatı altında toplanması gerektiğine işaret eden Yıldız, “Bununla ilgili ne varsa; yasa, tebliğ, kararname tek kalemde yayınlansın. Daha önceki yıllarda görüyordunuz; süt desteği 40 kuruş, sulama kooperatiflerinde, tarımsal kalkınma kooperatiflerinde 55 kuruş, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nde 75 kuruş, Süt Üreticiler Birliği’nde 70 kuruş, tarım danışmanı çalıştırırsan 85 kuruştu. Süt aynı süt. Farklı farklı fiyat uygulamanın anlamı ne? Kooperatiflere 55 kuruş verirken, diğer taraf 75-80 kuruş verdiğin zaman, bu kişiler kooperatiflerde kalır mı? Amaç, kooperatiflerin birlikteliğini dağıtmaktır. Tamamen siyasi amaçlı kurulan birliklerdir. Ben Süt Üreticileri Birliği’nin de başkanıyım. Ama açık konuşuyorum, bu üreticiler birliği hükümetle geldi, hükümetle gider. Başka şansı da yok. Tarımın ana tabanını teşkil eden asıl kuruluşlara sekte vurdurmak için, bunu yapıyorlar. Bakanlık, tüm desteklemelerin bu birlik kanalıyla geçmesini istiyor. Yoksa biz keyfimizden istemiyoruz bunu” diye konuştu.
Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kamil Özcan’ın Süt Üreticileri Birliğine ilişkin eleştirilerine de değinen Köy-Koop Başkanı Yakup Yıldız, birlik başkanı Özcan’a Burdur’daki çiftçi mitingine katılmadığını hatırlattı ve sözlerine şöyle devam etti; “Desteklemelerden almak için tüm birlik veya kooperatiflere kayıt olmak gibi bir durum yok. Yetiştiriciler birlikleri, kendi üyelerinin Ek1 icmallerini yaparlar. Köy-Koop’da kooperatiflerin Ek1 icmallerini yapar. Ek2 Süt Üreticiler Birliği’ne geliyor. Hükümetin ve bakanlığın vermiş olduğu bir karar bu. Açıkça söyleyeyim, biz isteyerekte götürmüyoruz. Ben şöyle yaparım, ben böyle yaparım demenin anlamı yok. Ek2 Süt Üreticileri Birliği’nden geçirilmediği müddetçe, -ki bu bizim istemediğimiz bir sistem, bunu özellikle vurguluyorum- mecbursun. Desteği almak için, Ek2 tablosunu, üreticiler birliklerinden geçirmek zorundasın. Gücün yetiyorsa, bunula ilgili mücadeleni ver. Biz bu konuyla ilgili, belki 10 defa TÜGEM’e gittik. Ben arkadaşların hiçbirini görmedim. Arkadaşlar durup durup yeni şeyler icat etmesinler. Üretici isterse yetiştiriciler birliğine gider, isterse Köy-Koop’a, isterse süt üreticileri birliğine gider. Biz ne yapıyoruz; Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin üyesi ise, bize geldiğinde, işini birlikten halletmesi gerektiğini söylüyoruz. Süt Üreticileri Birliği’ne köyünde kooperatifi olmayanlar geliyor. Ticaret Bakanlığı’na bağlı Zirai Ürünler Kooperatifi var. 5 baştan fazla hayvanı varsa yetiştiricinin, o zaman destek alabiliyor. Beş baştan az büyükbaş hayvanı varsa destek alamıyor. Bu kişilerde gelip, Süt Üreticileri Birliği’ne kayıt oluyorlar. Ticaret ve Sanayi Bakanlığına bağlı kooperatifler; Zirai Ürünler, Üretim Pazarlama. Kanun diyor ki; bakanlığımızca kuruluşuna izin verilen, yani Tarım Bakanlığı’nın kurmuş olduğu kooperatifler faydalanabilir diyor, Ticaret Bakanlığına bağlı olanlar bundan faydalanamaz diyor. Kışla’da Zirai Ürünler Üretim Pazarlama Kooperatifi var. 5 başın üzerinde hayvanı varsa, zaten Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’ne üye olmuş yetiştirici. 5 başın altında hayvanı olan kişiler, kesinlikle destek alamıyor. -Ki biz üreticiler birliğine vatandaş gelmeden önce, kooperatife gitmesi için zorluyoruz.- İşte destek alamayanlar için, Süt Üreticileri Birliği bir çıkış yolu. Burdur’da bu türlü sadece 6-7 kooperatif vardır. Zaten Süt Üreticiler Birliği’ne kayıtlı üye sayısı 250 ya vardır, ya yoktur. Biz bunlara hep ket vuruyoruz. Örgüt ne kadar çoğalırsa, birlik ve beraberlik o kadar dağılır. Bu birlik, siyasi iktidarların kooperatifleşmeyle örgütleri bitirmek için kurduğu, kurdukları bir örgüttür. Ama bunu aşamıyorsun. Arkadaşların gücü yetiyorsa, gitsinler bakanlıkta uğraşsınlar, çıkarsınlar, bizde fesh edelim. O kadar zor değil yani. Olmazsa olmazlardan biride değil. Ama ülke genelinde bakanlığın uyguladığı bir program bu. Bunu Yakup Yıldız yapmıyor. Bu arkadaşlar sadece Burdur’da yaşamıyorlar. Gidip baksınlar, başka illerde nasıl yapıldığına. Biz küçük hesapların peşinde değiliz. Arkadaşımız, ‘Sanayici istediği şekilde süt fiyatlarıyla oynuyor’ demiş. Peki, Aralık ayında süt ihalesine daha bir ay varken, 14 ili dolaştığımı biliyor mu bu arkadaşımız? Sütaş bir sene önce 140 ton süt bıraktı burada. Bu arkadaşlar Tire’ye mitinge gittiler, Antalya’ya gittiler, Burdur’a gelmediler. Biz her zaman üreticilerin korunmasından yanayız. Herkes kendi işini yapacak. Hiç kusura bakmasınlar.”dedi.
“Ben Bandırma’da gece gündüz gezerken, bu arkadaşlar ne yapıyorlardı burada?” diyen Yıldız,“Bakın, 16 ilde süt desteği veriyorlar. Daha önce 9 olan il sayısı, bu desteklerle 25’e çıktı. Burada, yatırıma, inşaata %30, canlı hayvana %40 destek veriyor. Yani 100 tane hayvan alacaksın, devlet bunun 40 tanesini sana hibe edecek. Bu destek kırsal kalkınma programı kapsamında verilecek. Hani burada İç Anadolu, hani Marmara, Ege, hani Akdeniz? Hani Burdur? Burada, yok. Uğraşsınlar bunun için. Bunlara karşı çıksınlar. İş oraya gelince herkes yazıyor, bende yazarım süslü süslü yazılar. Bizden 110 ton süt alan Sütaş, şu anda 25 ton süt alıyor. İstediği gibi fiyatlarla oynama şansı olsaydı, basardı parayı 100 ton süt alırdı. Bunlar kolay yürümüyor. Ben Bandırma’da gece gündüz soğukta gezerken, arkadaşlar burada ne yapıyorlardı? Süt fiyatını sanayici 670’den 735’e isteyerek çıkarmadı.” açıklamasında bulundu.
“Süt fiyatı 50 kuruşa düştüğü zaman, bu konsey neredeydi? Neredeydi bu birlikler?”
Ulusal Süt Konseyi’ni de sert bir dille eleştiren Yakup Yıldız, “Ulusal Süt Konseyi Genel Sekreteri geçen gün bir yazı yazdı. Yazıda şöyle diyor; Süt fiyatlarının yükselmesinden üretici memnun değilmiş sözde. Böyle birşey olabilir mi? Ben bu yazıya karşılık olarak bir yazı yazdım. Yazıda, ‘Ulusal Süt Konseyi, bu tür küçük ve orta ölçekli mandıraların ağzıyla konuşamaz” dedim. Ayrıca, bu fiyatların yükselmesi için bakanlık kapısında yatanlar var. İthalat açılsın diye bekleyenler var, bu işten para kazanmak isteyen gruplar var. Ulusal Süt Konseyi’ni de eleştiriyorum; süt fiyatı 50 kuruşa düştüğü zaman, bu konsey neredeydi? Neredeydi bu birlikler? Ondan sonra çıkıyor birileri, demeç veriyor. Onun için kusura bakmasınlar, herkes işini yapsın. Bizim onlardan çekindiğimiz bir nokta yok. Ben yıllardır bu işi yapıyorum, kimseye taviz vermem. Bakanda olsa taviz vermem, vekilde olsa taviz vermem. Ben doğru bildiğim işi yaparım.” dedi.
“Burada örgütler biraraya gelmezse, herkes zarar görür”
Konuşmasını sonunda, yine birlik ve beraberlik mesajı veren ve örgütlerin birlikte hareket etmesi gerektiğine vurgu yapan Yakup Yıldız, konuşmasını şu sözlerle noktaladı; “Biz onların bir tane üyesini alsak ne olur almasak ne olur? Ben suni tohumlama yapmıyorum. Böyle bir ekibim de yok, böyle bir hevesimde yok. Ben hiçbir zaman suni tohumlamayla ilgili açıklama yaptım mı örneğin? Yapmam. Benim branşım değil çünkü. Bilgim dahilinde de değil. Ama demekki birileri bundan huzursuz olmuş. Mademki o kadar sıkıntıları var, ben arkadaşımızı bir aydır görmüyorum. Neden gelip benimle bu sorunları paylaşmıyor arkadaşımız? Bu sorunları biz oturarak konuşabiliriz. Herkes kendi tarlasını ekecekse, biz kendi tarlamızı ekeriz. Burdur bir avuç insan. Burada örgütler biraraya gelmezse, herkes zarar görür. Doğru olan neyse, bizim orada olmamız lazım. Üreticinin son iki aydır yüzü gülüyor. Biz Aralık ayı fiyatlarını daha bu ay aldık. Ocak ayındaki 860 fiyatını şu anda almış değiliz. Şubat ayının sonunda alacağız. Aralık ayı süt fiyatımız 742. Günay Marmara’da, Balıkesir’de, Gönen’de 725. Biz burada her zaman 10-15 kuruş fazla alıyoruz fiyatı ama yinede ‘sanayici ne derse o oluyormuş’. Sanayici enayi mi, orada 725, burada 742 veriyor? Arkadaşlar muhasebeyi, maliyeti bilmiyorlar mı? Kriz döneminden sonra Türkiye genelinde, sütte %11 oranında daralma oldu. Bu daralmanın nedeni hayvanların kesime gitmesi. Ayrıca Suriye, İran gibi ülkelerde et fiyatlarının yüksek olması, buradan da bu ülkelere et ihraç edilmesi. Bunun önüne geçemezlerse et fiyatları daha da yükselir. Dışarıdan ithal düve getirmeye gerek yok. Bizim düvelerimiz bize yeter. Bunun yanında sütte gerçek rakamlar verildiği müddetçe, hiç kimse hayvanını kesime göndermez. Kırmızı et olmazsa, beyaz et olur.”
Haber: Hacer Zeren


129 defa okundu







Yorumlar (0)


    Diğer Başlıklar
11:28     Köyişleri Eski Bakanı Gökalp
11:26     Eski Tarım Bakanı Prof. Gökalp
11:24     Yeni kaymakamlara Vali Özçimen'den
11:23     "Sayın Başbakan Burdur Gölü'nü
11:22     57. Hükümet Dönemi Tarım Bakanı
11:21     "980 ton katı atık ayrıştırıldı"
11:20     Bucak'ta anaokulu çalışmaları
11:19     Bucak Belediye Başkanı Ayaz'dan
11:16     DSP İl Başkanı Özen'den AKP ve CHP
11:08     Bölge Şampiyonu kadın çiftçiler
 
   Üye Girisi
Kullanıcı adı:
Şifre:

Yeni Üye
Şifremi Unuttum
   Döviz kurları
   Bu hafta

    Görüntülü haberler

    Hava Durumu
   Röportaj
"Ay sonunda Tekel işçilerine
\"Ay sonunda Tekel işçilerine saldırıyı KESK\'e saldırı sayarız\"
   Anket
 Çok güzel
 İyi
 Kötü
 Çok kötü
 Fikrim yok
 
Kardesler Ofset, Matbaacilik, Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Sti.

Kardesler Ofset, Matbaacilik, Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Sti.
© 2010 - Bütün hakları saklıdır.

Şimdi sitede: 5
Toplam Sayfa Gösterimi: 2,866,959
Bu sayfaya ait sayfa gösterimi: 130
İstatistikler